KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/33335 E., 2017/11772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 14.04.2008-13.01.2016 tarihleri arasında davalı firmada ilaç mümessili olarak çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin 13.01.2016 tarihinde geçerli bir hukuki sebep gösterilmeksizin tek taraflı feshedildiğini, feshin kanuni geçerli bir sebebe dayandırılmadığını beyanla müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine, boşta geçen süreye ilişkin ücretlerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili; davanın haksız, mesnetsiz ve hukaka aykırı olduğunu, davacının iş sözleşmesinin sokağa çıkma yasağından dolayı feshedildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip edilmediğine dayanmaktadır.
Davacıya elden tebliğ edilen 13.01.2016 tarihli fesih bildiriminde davacının iş sözleşmesi; artan terör olayları ve ilan edilen sokağa çıkma yasağından dolayı davacının fiilen görevini ifa edememesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/3 maddesine dayanılarak feshedildiği yazılıdır. Davalı taraf cevap dilekçesinde de ilan edilen sokağa çıkma yasağı ve bu yasağın Yasanın aradığı bir haftadan fazla sürmesi nedeniyle davacının sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini beyan etmiştir.
Davacının sözleşmesinin feshedilmesine neden olan olaylar, artan terör olayları ve ilan edilen sokağa çıkma yasağının ilanıdır. Bu sebeplerin zorlayıcı neden olduğunun kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Ancak davalı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamede davalı şirketin adresi .../.../İstanbul, şirket yetkilisinin adresi; .../İstanbul olarak görünmektedir.
Davacının çalıştığı yer ... ilçesi olup davacının sözleşmesinin feshine sebep terör olayları ve bu olaylar nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi ... ilçesinde gerçekleşmiştir. Bu durumda davalı şirketin münhasıran ... ilçesinde faaliyet göstermediği, ...’den başka faaliyet gösterdiği işyerlerinin de olduğu anlaşılmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un "İşverenin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı" başlıklı 25 maddesinin 3. fıkrasında, “İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.” durumu zorlayıcı neden olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda davalı işverenin yalnızca ... ilçesinde faaliyet göstermediği, ... çapında birden fazla işyerinin olduğu anlaşıldığına göre davacı işçinin ... ilçesinden başka işyerlerinde çalıştırılması imkanı olduğunun kabulü gerekir. Somut olay yönünden davalının, davacıyı diğer işyerlerinde çalıştırması veya en azından bu yönde davacı işçiye teklifte bulunması daha hakkaniyetli bir çözümdür.
Davacının izah edildiği üzere başka işyerinde çalıştırılmayarak sözleşmesinin feshi yoluna gidilmesi bozma nedeni olup 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemesi hükmünün ve İstinaf Mahkemesi kararının bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/33335, K. 2017/11772, 22 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama