KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/33483 E., 2017/11979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı isteminin özeti:
Davacı, 19.01.2005 tarihinden itibaren davalı şirkete ait mezbahada kasap olarak çalıştığını, 21.07.2014 tarihinde iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini beyanla, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, yasal sürede cevap dilekçesi vermemiş, ancak daha sonraki beyanlarıyla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 2015/5897 esas 2016/17815 karar nolu ilamıyla; kötü niyet tazminatı yönünden hüküm kısmı ile gerekçe kısmının birbiriyle çelişkili olduğu gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, davacı işçinin iş güvencesi hükümlerine tabi olduğu halde işe iade davası açmayı tercih etmediği, bu nedenle kötü niyet tazminatı talep etme imkanı olmadığı gerekçesiyle reddedildiği belirtilerek, yeniden kısmen kabul yönünde hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında yıllık izin alacağı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda davacı, dava dilekçesinde yıllık izinlerinin büyük kısmını kullanmadığını beyan etmiş olmasına karşın, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, dosyada yıllık izin kullandırıldığına dair belge bulunmadığı gerekçesiyle, tüm çalışma dönemi için hesaplama yapılmıştır. Mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanunu 31. madde gereğince, davacıya yıllık izin ücreti talebinin hangi dönemlere ilişkin olduğu hangi yıllarda ne kadar izin kullandığı, kullandırılmayan yıllık izinlerinin hangi yıllardan kaç gün olduğu açıklattırılarak, buna göre hesaplama yapılması gerekirken aksi yönde ve talep aşımına sebebiyet verecek şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmektedir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/33483, K. 2017/11979, 23 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama