İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/34432 K.2017/13805

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2017/34432Karar2017/13805Tarih12 Haziran 2017Okuma8 dk · 1.513 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2017/34432 E., 2017/13805 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Haziran 2017
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Dava türü
İŞE İADE
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.513 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkili Türk İmar Sendikasının 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre kurulmuş olduğunu hizmet kolu itibariyle bu kanunun 19/f maddesi gereğince "üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını, her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenlerle açılan davalarda taraf olmak hakkına sahip olduğunu,

davalı bankanın ise 6107 sayılı Kanun ile özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişiliği haiz anonim şirket statüsünde bir kalkınma ve yatırım bankası olduğunu, 6107 sayılı kanun kapsamı dışındaki husularda özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu, kontrolörlük ve sigorta hizmeti gelirlerinin dağıtımı hususunda 6107 sayılı Kanunda hüküm bulunmadığını, bu hususun ana sözleşme ile düzenlendiğinin açık olduğunu, ...

5. İdare Mahkemesinin 2012/1831 esas sayılı dosyasıyla açılan davada idare mahkemesinin ana sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda özel hukuk hükümlerine göre adli yargının görevli olduğuna karar verildiği ve hükmün Danıştay 10. Dairesinin 2014/480-6608 esas/karar sayılı ilamıyla onandığını, 6107 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 4. bendinde;

bankanın tahvil ihracı hesapları, gelirleri kar, kontrolörlük ve sigorta hizmet gelirlerinin dağıtımı ile bu kanunda hüküm bulunmayan diğer husular ana sözleşme ile belirlenir hükmünü haiz olduğunu, ana sözleşmenin mali ve sosyal haklar başlıklı 32. maddesinde ise "banka personeli tarafından yürütülen kontrolörlük ve sigorta hizmet bedellerinden personele ödeme yapılabilir. Ayrıca performans ölçümüne dayalı olarak personele performans ücreti ödenebilir...

Bu ödemelere ilişkin usul ve esasların Yönetim Kurulunca belirleneceği, düzenlemesini içerdiğini, kanun hükmü uyarınca bu konuda yasal bir kısıtlama olmamamasına rağmen davalı idarenin yıllardır bu hesaplarda pay ayırmasına rağmen personele dağıtım yapmadığını beyanla sendika üyelerinin yürütmüş oldukları kontrolörlük ve sigorta hizmetlerinin karşılığı olarak oluşan bedeller üzerindeki haklarının tespiti ile kurum bünyesinde oluşan bu bedellerin kontrol- sigorta fonunun oluşturulduğu tarihten itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, 6107 sayılı İller Bankası Hakkında Kanun'un 08.02.2011 tarihinde yürürlüğe girdiğini, 12/2 maddesinde banka personelinin aylık ücret, ikramiye ve diğer mali ve sosyal hakları ile sözleşme esaslarının, genel müdürün teklifi ve yönetim kurulunun kararıyla belirleneceğinin yer aldığını; ücret, sosyal yardım, zam, tazminat ve tüm ödemelerin aylık ortalamasının Yüksek Planlama Kurulunca banka için tespit edilecek üst sınırı aşamayacağının belirlendiğin;

yine aynı kanunun 13/4 maddesinde bankanın tahvil ihracı, hesapları, gelirleri, kar, kontrolörlük ve sigorta hizmet gelirlerinin dağıtımı ile diğer hususlarda ana sözleşmede düzenleneceğinin belirtildiğini; geçici ikinci maddesinde ana sözleşmenin kanunun yürürlüğe girdiği tarihten en geç üç ay içinde yapılacak genel kurul onayı ile yürürlüğe gireceğinin yer aldığını, 23.03.2011 tarihli Ana Sözleşmenin 29. maddesinde de genel müdür teklifi ve yönetim kurulu kararı ile belirleneceği üzere banka personeline çalıştığı günlerle orantılı olarak Ocak-Nisan-Temmuz ve Ekim aylarında birer aylık brüt ücret ikramiyenin ödeneceğinin,

kontrolörlük ve sigorta hizmet gelirlerinden zorunlu durumlarda banka personeline ayda 90 saati aşmamak üzere yönetim kurulunun belirleyeceği ücret karşılığında genel müdür onayı ile fazla çalışma yaptırılabileceğinin kararlaştırıldığını. 04.01.2013 tarihli banka İnsan Kaynakları Yönetmeliğinde yapılacak ödemelerin YPK tarafından banka için tespit edilecek üst sınırı aşamayacağı hükmünün yer aldığını.

07.07.2011 tarihli yönetim kurulunun kararında da sigorta hizmetleri ve kontrolörlük hizmetlerinden elde edilen gelirlerin %70'ini geçmemek üzere ödeme yapılabileceğinin ve ödemelerin aylık ortalamasının YPK 'nın banka için belirlediği üst sınırı aşamayacağının tespit edildiğini beyanla kurumlarının ödeme zorunluluğu bulunmayıp bu konuda yönetim kurulunun takdir yetkisinin olması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar kontrolörlük ve sigorta hizmet gelirleri için Yüksek Planlama Kurulunca banka için tespit edilecek üst sınırın yer almadığı ve buna ilişkin muhasebe kayıtlarında fon ayrıldığı sabit olsa da İller Bankası Anonim Şirketinin sözleşmeli personelinin...

Sosyal haklarına ilişkin esaslar 9. maddesinde "....yönetim kurulunca belirlenecek usul ve esaslara göre ödeme yapılabilir.." hükmünün yer aldığı, personel hizmet sözleşmesinin 4/3. maddesinde gerekli koşulların oluşması durumunda ödemede bulunulacağının kararlaştırıldığı, bu durumda ödeme yapılması hususunun yönetim kurulunun takdirinde olduğu ve yönetim hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, işyerinde bu ödemelerin daha önceki yıllarda düzenli olarak yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla işyeri uygulamasından da söz edilemeyeceğinin tespiti ile davanın reddine karar verilmiştir.

İstinaf başvurusu: İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:

Bölge Adliye Mahkemesince, 6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Yasa'nın 13/4. maddesi kontrolörlük ve sigorta hizmet gelirlerinin dağıtımının Ana Sözleşme ile sınırlanacağı düzenlemesini getirdiği, Ana Sözleşmenin 32. maddesinde " banka personeli tarafından yürütülen kontrolörlük ve sigorta hizmet bedellerinden personele ödeme yapılabilir.

Ayrıca performans ölçümüne dayalı olarak personele performans ücreti ödenebilir...", 6107 sayılı Yasa'nın 12/2 maddesinde "banka personelinin aylık ücret, ikramiye ve diğer mali ve sosyal hakları ile sözleşme esasları genel müdürlüğün teklifi ve yönetim kurulunun kararı ile belirlenir" düzenlemesini içerdiği, kontrolörlük ve sigorta hizmetleri gelirlerinin Yüksek Planlama Kurulunun belirlediği üst sınıra tabi ödemeler arasında yer almadığı,

sigorta hizmetleri karşılığı elde edilen gelirlerin muhasebe kayıtlarında faiz dışı gelirler arasında yer alıp süreklilik arz etmeyen her yıl farklılık gösteren gelirler olduğu ve İller Bankasının asıl faaliyet alanı dışında yapılan işlerden elde edildiği,

İller Bankası Yönetim Kurulunun 10.03.2011 tarihli ve 10/113 sayılı karar ile yürürlüğe giren "İller Bankası Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Üyeleri ile Personele Kontrolörlük ve Sigorta Hizmet Geliri Dağıtımına İlişkin Esaslara Dair Kararı doğrultusunda Yönetim Kurulunun 17.01.2013 tarih ve 2/34 nolu kararına istinaden 2012 yılı gelirlerinin, 22.01.2014 tarih ve 1/11 nolu kararına istinaden 2013 yılı gelirlerinin, 23.01.2015 tarih ve 2/25 nolu kararına istinaden 2014 yılı sigorta gelirleri ve kontrolörlük hizmetlerinden elde edilen gelirlerin %70'i oranında karşılık tesis edildiğinin davalının da kabulünde olduğu,

bu durum karşısında kontrolörlük ve sigorta hizmetleri gelirlerinden personele yapılacak ödemelerinYüksek Planlama Kurulunca belirlenen ücret sınırlarına tabi ödemeler kapsamında yer almadığından ve yönetim kurulu kararı ile karşılık tesisi yapılan gelirlerin personele ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü ile, banka bünyesindeki fonda yer alan kontrolörlük ve sigorta hizmetleri gelirlerinin İller Bankası personeline ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

Temyiz başvurusu:

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 2/1-ğ maddesinde tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olarak tanımlanan sendikaların amacı ise, yine aynı maddede, üyelerinin ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak olarak ifade edilmiştir. Anayasamızın 51. maddesi de aynı doğrultudadır.

6356 sayılı Kanun'un 26. maddesinde de, sendikaların, çalışma hayatından, mevzuattan, örf ve adetten doğan uyuşmazlıklarda işçi ve işverenleri temsilen dava açmak ve bu nedenle açılmış davada davayı takip yetkisine sahip olduğu ifade edilmiştir. Anılan durumda sendikaların kollektif nitelikli bir temsili söz konusudur (... : Sendikalar Hukuku, ... 1995, s.225).

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Topluluk Davası” başlıklı 113. maddesine göre de “Dernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde, üyelerinin veya mensuplarının yahut temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için, kendi adlarına, ilgililerin haklarının tespiti veya hukuka aykırı durumun giderilmesi yahut ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabilir.” hükmünü haizdir.

Somut olayda davacı Türk İmar Sendikası dava dilekçesinde 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Ve Toplu Sözleşme Kanununa göre kurulmuş olduğunu beyan etmiştir.

Herşeyden önce banka personelinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında hizmet sözleşmesiyle çalışıp çalışmadıklarının tespiti somut olay açısından büyük önem arzetmektedir.

Davacı sendikaya üye oldukları belirtilen 517 personelin 4857 sayılı Kanuna göre işçi statüsünde olduğunun tespit edilmesi halinde, davacı sendikanın kamu görevlileri sendikası olduğu anlaşılmakla iş sözleşmesi ile çalışan üyeleri temsilen dava açamayacağı açık olduğundan dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekir.

Şayet üye personel statü hukukuna tabi olarak çalışmakta ve iş kanununa tabi olarak çalışmamakta ise;

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesine göre; iş kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.

5521 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen iş kanunu, şu an yürürlükte olan 4857 sayılı İş Kanunu’dur. Keza 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 . maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.

Bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıkları, iş mahkemelerinde çözülecektir. İş mahkemesinin diğer kanunlardaki ayrık düzenlemeler hariç görevli olması için taraflar arasında iş ilişkisi bulunması gerekir.

Taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi dışında diğer iş görme edimi içeren özel sözleşmeler (vekalet, eser, ortaklık gibi) veya iş ilişkisi olmakla birlikte Kanun'un 4. maddesinde sayılan işler ve iş ilişkilerinde çalışan işçi olması halinde genel hukuk mahkemelerinin (görev uyuşmazlığı), statü hukuku kapsamında olması halinde ise idari yargının görevli olması (yargı yolu uyuşmazlığı) sözkonusu olacağından davanın usulden reddi gerekecektir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu açıklamalara göre, inceleme konusu davada İller Bankası Personelinin 4857 sayılı İş Kanunu ya da statü hukukuna tabi çalışıp çalışmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususların gözetilmemesi hatalı olmuştur. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/34432, K. 2017/13805, 12 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/34432
Karar No
2017/13805
Tarih
12 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/34433 K.2017/13806
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/34434 K.2017/13966
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/34435 K.2017/13262
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/34436 K.2017/13300
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/34437 K.2017/13299
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/34438 K.2017/13335

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.