KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/36643 E., 2017/18598 K.·Mahkemesi : İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2017
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı kurumca sözlü olarak feshedildiğini, yazılı fesih bildirimi yapılmadığını ve fesih sebebinin kesin ve açık bir şekilde belirtilmediğini, dolayısıyla feshin usule uygun yapılmadığını ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, müvekkil idare ile davacı arasında yapılmış bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, davacının müvekkil davalı idare tarafından yapılan ihale sonucu yüklenici ile imzalanan sözleşme kapsamında yüklenici firma bünyesinde çalıştığını, ve müvekkili davalı idarenin ihale makamı olması dolayısıyla iş bu davanın ilgili kuruma yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı şirket vekili, müvekkili şirketin davalı ... ile yaptığı hizmet sözleşmesine bağlı olarak, müvekkili şirketten daha önce bu işi üstlenen başka yüklenicilerde çalışan bir kısım işçinin deneme süreli olarak işi başlatıldığını, davacının bu kapsamda iki ay deneme süreli olarak işe başladığını, aralarında belirli süreli iş sözlemesi yapıldığını, işe iade davasından ancak süresiz sözleşmeyle çalışanların faydalanabileceğini, sözleşme süresi boyunca davacının tüm işçilik alacaklarının kendisine ödendiğini ve sözleşmede belirlenen tarihte iş sözleşmesinin sonlandığını bu sebeple müvekkil şirket yönünden işe iade isteminin yasal şartlarının oluşmamış olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Derece Mahkemesince, yükleniciler ile davalı ... arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu, çalışanların işe ilk girişlerinden itibaren davalı kurumun işçisi olduğu, davacının davalı kurumun işçisi olduğu, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini ispat yükü davalı işverenlikte olup, sözleşme belirsiz süreli olduğundan sürenin bitmesinin geçerli fesih nedeni olmadığı, yazılı şekilde geçerli neden de gösterilmediğinden iş akdinin asıl işveren Karayolları tarafından sözlü olarak ve geçersiz feshedildiği,
davanın ... yönünden kabulü ile yapılan feshin geçersizliğine ve muvaazanın tespiti nedeniyle davacının baştan itibaren davalı ... işçisi olması sebebiyle Karayoları Genel Müdürlüğü'ndeki işine iadesine, dahili davalı şirket yönünden davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ve dahili davalı arasındaki ilişkide muvazaa bulunmadığının açık olduğu, davalı vekilinin muvazaa ve husumete ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ve dahili davalı arasındaki ilişkide muvazaa bulunmadığı yönündeki karar yerindedir, ancak husumetten ret kararı hatalıdır. Dosya içeriğine göre de iş sözleşmesinin geçerli sebebe dayanmaksızın feshedildiği sabittir. Hal böyle olunca davacı, dahili davalı olan altişveren şirkete iade edilmeli, mali sonuçlardan ise davalıların birlikte sorumluluğuna karar verilmelidir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/36643, K. 2017/18598, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama