KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/37458 E., 2017/17504 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2017
- Mahkemesi
- 3. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
- Mahkemesi
- 4. İş Mahkemesi
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı ... A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı isteminin özeti:
Davacı, 23/03/2012 tarihinden itibaren davalı ... kuruluşu olan diğer davalı şirketin, ... Belediyesine ait taşınmazında bulunan 'Park Kafe' adlı işyerinde aşçı olarak çalıştığını, iş akdinin 19.03.2016 tarihinde haksız ve geçersiz nedenle feshedildiğini, gerçekte fesih nedeninin sendika üyeliği olduğunu ileri sürerek işe iadesi ile yasal haklarının belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı ... vekili; davacının Belediyenin işçisi olmadığını, diğer davalı ile arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığını savunarak, davanın husumet yokluğundan reddini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş., vekili; davacının iş sözleşmesinin belirli süreli olması ve haklı nedenle İş Kanunu m.18’e uygun olarak feshedildiğinden işe iade koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davalı Belediye hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, davacının davalı şirket nezdinde işe iadesine ve davacı lehine sendikal tazminata hükmedilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı ve davalı ... A.Ş. vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; dosya kapsamına göre, fesih tarihindeki sendika üyesi işçi sayısı ile fesih tarihinden sonraki dönemdeki sendika üyesi işçi sayısının birbirine yakın olduğu, fesih esnasında 15/03/2015-14/03/2017 döneminde geçerli toplu iş sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu gözetilerek, davalı ... A.Ş.'nin sendikal fesih ve tazminata yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmekle, sendikal fesih iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararı ortadan kaldırılarak davacının işe iadesine, sendikal tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı ve davalı... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Davacının iş akdinin feshinin sendikal nedene dayalı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davacı tarafından iş akdinin... Sendikasına üye olmasından sonra görev yerinin değiştirildiğini ve akabinde ise iş akdinin feshedildiği, feshin gerçek nedeninin sendikaya üye olması olduğunu ileri sürerek, sendikal tazminat talebinde bulunmuştur. İş akdinin sendikal nedenlerle feshedildiğini ispat külfeti davacı işçidedir.
Davacının, davalı işyerinde, sendikal faaliyetin öncülüğünü yaptığı iddiası mevcut olmadığı gibi, Mahkeme tarafından yapılan araştırmada; fesih tarihi ve sonrasındaki dönemde davalı işyerindeki sendika üyesi işçi sayısının yakın olduğu, toplu feshin söz konusu olmadığı tespit edilmiştir.
İşyerinde 15/03/2015-14/03/2017 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin bulunduğu da gözetildiğinde, davacının feshin sendikal nedenlerle yapıldığı iddiasını ispat edemediği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde olup, davacının temyiz itirazı haklı değildir.
2-Davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı tartışma konusudur.
Somut olayda; davacının, davalı ...'ne ait kafeterya ve sosyal tesislerde davalı ... A.Ş. işçisi olarak münhasıran Belediye nezdinde çalışmış olması ve Dairemizin denetiminden geçerek onanan emsal nitelikteki kararlar dikkate alınması suretiyle, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, iş akdinin haklı ya da geçerli nedenle feshedildiğinin ispat edilememesi nedeniyle işe iade davasının mali sonuçlarından davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları gözetilerek karar verilmesi gerekmektedir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılarak, aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/37458, K. 2017/17504, 12 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama