KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/37615 E., 2017/16758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 321. maddesinin 2. fıkrasında, "Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir." hükmü düzenlenmiştir. Bu sebeplerle basit yargılamada 6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesindeki unsurları taşıyan hükmün, 6100 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca gerekçeli olarak açıklanması zorunludur.
6100 sayılı Kanun'un 321. maddesindeki "hükme ilişkin tüm hususlar"dan kastedilen 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesindeki unsurlardır. Taraflarca süre tutum dilekçesinin verilmesi gerekçeli kararın tebliğ edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Gerekçeli karar tebliğ edildiğinde taraflar gerekçeli temyiz dilekçesi ile temyiz haklarını kullanabileceklerdir. 6100 sayılı Kanun'un “hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi gerektiği açıktır.
Öte yandan, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki 433. madde hükmü gereğince tarafların kararın temyiz edildiğinden haberdar edilmeleri ve katılma yoluyla temyiz talebinde bulunma haklarını kullanmaları için temyiz dilekçelerinin de diğer tarafa tebliğ edilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre; yargılamanın önceki aşamalarında iade dönen herhangi bir tebligat bulunmamasına rağmen hem davacı hem de davalılar vekillerine gerekçeli kararın Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebliğ edilmesi usule uygun olmamıştır. Ayrıca temyiz dilekçesinin davacı vekiline normal tebligat yoluyla tebliğ edilebilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararın 35. maddeye göre tebliğ edilmesi çelişkilidir. Buna göre, tüm taraflara gerekçeli karar usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ise tebliğ belgesinin eklenmesi, tebliğ edilmemiş ise yöntemince tebliğ edildikten ve temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmek üzere,
2- Temyiz harçları başvurma harcı ile karar ve ilam harcından oluşmaktadır.
Başvurma harcı harçlar yasasında düzenlenmiş, her yıl miktarı değişen maktu bir harç olup temyiz eden tarafından yatırılması zorunludur.
Nispi harca tabi davaların kabulüne ilişkin kararların temyizi halinde, Mahkemece hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin nispi temyiz karar harcı olarak yatırılmalıdır.
01.09.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 674 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 35 ve 36. maddeleri ile Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlıklarına “kamu tüzel kişiliğine haiz ve özel bütçeli” ünvanı eklenmiş olup, belirtilen tarihten itibaren davalı kurum harçtan muaf değildir.
Mahkemece verilen kararı temyiz eden davalı ... Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde temyiz defterine kaydının yapılmış bulunmasına rağmen temyiz yoluna başvurma harcını ve nispi temyiz karar harcını yatırdığına dair makbuz dosyada ve UYAP sisteminde bulunamamıştır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/37615, K. 2017/16758, 17 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama