İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/38484 K.2017/22166

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra…

Esas2017/38484Karar2017/22166Tarih18 Ekim 2017Okuma5 dk · 989 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2017/38484 E., 2017/22166 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ekim 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava türü
ALACAK
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

989 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı ....'ya ait işyerinde, diğer davalı ... Sistem Pazarlama Yazılım Serv. Güv. Tem. Tic.ve San. A.Ş. işçisi olarak çalıştığını, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, davalı banka bünyesinde çalışanlara ödenen ücret ve diğer sosyal hakların davacıya da ödenmesi gerektiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, fark ücret, yıllık izin, eşitlik ilkesine aykırılık tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma, ikramiye, temettü, prim, gece vardiyası tazminatı, makine tazminatı ve manevi tazminat alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş, yargılama aşamasında manevi tazminat talebi dosyadan tefrik edilmiştir.

Davalı .... vekili, davacının müvekkili bankanın işçisi olmadığını, diğer davalı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmenin kanuna ve yönetmeliklere uygun olduğunu, davacının taleplerinde haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Sistem Pazarlama Yazılım Serv. Güv. Tem. Tic.ve San. A.Ş. vekili, davacının müvekkili şirket işçisi olarak çalıştığını, davalılar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olmadığını, davacının taleplerinde haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, işin esasına girilmesi gerekdiği yönündeki bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, asıl işveren-alt işveren arasındaki ilişkinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı veya muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin altıncı fıkrasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi; “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişki” olarak tanımlanmış;

aynı maddenin yedinci fıkrasında “asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler.

İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez” kuralına yer verilmiştir.

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulabilmesi için iki işverenin bulunması, mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işin varlığı ve asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi halinde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme” unsurunun gerçekleşmiş olması gerekir. Bundan başka asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle haklarının kısıtlanması veya daha önce asıl işveren tarafından o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulması gibi muvazaa kriterlerinin bulunmaması icap eder. Aksi halde alt işveren işçisi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görecektir.

İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek amacıyla 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir. Muvazaa Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olup, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, kendi gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesini arzu etmedikleri, görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir. Muvazaada, taraflar arasında üçüncü kişileri aldatma kastı bulunmakta ve sözleşmedeki gerçek amaç gizlenmektedir. Muvazaa genel ispat kuralları ile ispat edilebilir. Bundan başka 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinin yedinci fıkrasında sözü edilen hususların, aksi kanıtlanabilen adi kanuni karineler olduğu kabul edilmelidir.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 3. maddesinde, destek hizmeti kuruluşu tanımlanmış;aynı Kanunu'nun 35. maddesinde, bankaların destek hizmeti alabilecekleri konular hakkında düzenlemelere yer verilmiştir. 01.11.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bankaların Destek Hizmeti Almalarına Ve Bu Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesine İlişkin Yönetmelik ve 05.11.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bankaların Destek Hizmeti Almalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri ile destek hizmeti hakkında usul ve esaslar düzenlenmiştir. Sözü edilen düzenlemelerdeki sınırlamalara uygun şekilde asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulması durumunda sadece 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 7. fıkrası ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi çerçevesinde muvazaa denetimi yapılabilir.

Somut olayda, Mahkemece, mali müşavir ve bankacı tarafından ayrı ayrı hazırlanan bilirkişi raporuna itibarla, davalılar arasındaki asıl işveren - alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki, bilirkişi raporlarında yer alan değerlendirmeler uyuşmazlığın çözümünde yetersizdir. Öncelikle, salt davalı bankanın davalı şirkette ortak olması asıl işveren - alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu göstermez. Diğer taraftan, davacının işyerinde yürüttüğü iş bakımından, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulabilir olup olmadığı hakkında, yukarıdaki paragrafta bahsi geçen 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun ilgili hükümlerinin ve konu hakkındaki yönetmelik hükümlerinin nazara alınması gerekir.

Dosyaya sunulan, 30/06/2006 tarihli iş müfettişi raporunda, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu görüşü açıklanmış ise de, muvazaa tespitine ilişkin iş müfettişi raporunun kesinleşmesi ve sonuçlarına ilişkin düzenlemeler, 26/05/2008 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5763 sayılı Kanun'la, 4857 sayılı Kanun'da değişiklik yapılması suretiyle kabul edilmiştir. Bahsi geçen düzenlemelerin yürürlükte olmadığı bir tarihte hazırlanan iş müfettişi raporunun, eldeki dava açısından bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Muvazaa konusunda yapılan araştırma ise yetersizdir.

Mahkemece, iki adet bankacılık alanında uzman bilirkişi ve bir serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle, işyeri kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, öncelikle davacının işyerinde yürüttüğü iş tespit edilmeli (çağrı merkezinde yapılan çalışmanın fiili bankacılık hizmeti olup olmadığı, davacının çağrı merkezi dışında fiili bankacılık hizmeti sayılabilecek bir başka işte çalıştırılıp çalıştırılmadığı) ve bu iş açısından, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 35. maddesiyle birlikte, destek hizmeti alımı usul ve esaslarını düzenleyen yönetmelik hükümleri gözönünde bulundurularak,

asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kanuna uygun şekilde kurulup kurulmadığı belirlenmeli; ayrıca muvazaaya dayalı olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Yapılacak değerlendirme sonrasında, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kanuna uygun şekilde kurulmadığının veya muvazaaya dayalı olduğunun anlaşılması halinde, yine aynı bilirkişi kurulu marifetiyle iş yeri kayıtları incelenerek, davacıyla benzer veya aynı işi yapan davalı banka bünyesinde çalışan işçi olup olmadığı sorunu çözümlenmeli; davalı banka bünyesinde çalışan davacının emsali işçi bulunduğunun tespit edilmesi halinde, emsal işçiye ödenen ücret ile diğer mali haklar belirlenmeli ve neticeye göre hesaplama yapılmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/38484, K. 2017/22166, 18 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/38484
Karar No
2017/22166
Tarih
18 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/38511 K.2017/20270
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/38513 K.2017/20269
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/38516 K.2017/22740
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/38517 K.2017/20154
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/38518 K.2017/20155
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/38519 K.2017/20156

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.