KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/39525 E., 2017/16908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek devam edilen yargılama neticesinde, toplanan delillere dayanılarak, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı sebebe dayanmadığı gerekçesiyle, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin davalı ... işyerinde işe iadesine, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları işe başlatmama tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu kabul edilerek, feshin geçersizliğine ve davacının davalı ... işyerinde işe iadesiyle, mali sonuçlardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının belirlenmesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Dosya kapsamına göre, işe başlatmama tazminatının davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacı işçinin kıdemi de nazara alındığında, anılan tazminatın davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/39525, K. 2017/16908, 7 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama