KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/40026 E., 2017/19060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının iş akdinin haklı veya geçerli bir nedene dayanmaksızın sona erdirildiğini belirterek, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş akdinin görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece davacının iş akdinin yazılı fesih bildirimi olmaksızın feshedildiği işveren tarafından yapılan fesihte 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesinde belirtilen yasal koşullara uyulmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda davacının çalıştığı şirkette aynı işkolunda fesih tarihi itibariyle çalışan işçi sayısı 26 olup 30 işçi şartı gerçekleşmemiştir. Bu nedenle davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı açıktır. Davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü isabetsiz olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/40026, K. 2017/19060, 25 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama