KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/41323 E., 2017/21918 K.·Bölge Adliye
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2017
- Mahkemesi
- ... 8. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar arasındaki alt işveren-asıl işveren ilişkisi gereği davalılardan ... Güvenlik Sis. Öz. Güv.Tic. Ltd. Şirketine bağlı güvenlik görevlisi olarak, davalı Üniversite bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ve geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini, ayrıca feshin kötüniyetli olduğunu ve müvekkilinin sendikal nedenle işten çıkartıldığını ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, ayrıca ayrımcılık tazminatı, kötüniyet tazminatı ve sendikal tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalıların Cevabının Özeti:
Davalı Üniversite vekili, husumet itirazında bulunarak, davacının diğer davalının işçisi olduğunu, iş sözleşmesinin diğer davalı tarafından feshedildiğini, açılan davayı kabul etmediklerini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, ayrıca iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25/2 maddesinin ( e), (h) ve (ı) alt bentlerine göre haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin İş Kanunu’nun 19. maddesinde belirtilen şekil şartlarına uygun olarak yapılmaması ve geçerli sebebe dayandığının davalılarca ispatlanamadığı gerekçesiyle, işverence yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren beş aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine, en çok dört aylık ücret ve sosyal hakların davacıya ödenmesine; ayrıca davacının sendikal tazminat, ayrımcılık tazminatı ve kötüniyet tazminatı taleplerinin de reddine karar verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Üniversite vekili ve davalı ... Güvenlik Sis. Öz. Güv.Tic. Ltd. Şti vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, işçinin davranışlarından kaynaklı nedenle yapılan fesihlerde feshin yazılı olarak yapılması gerektiği, iddiaların somutlaştırılmayıp feshin haklı nedene dayandığının kanıtlanamadığı anlaşıldığından, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalıların istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararı süresi içinde davalı Üniversite vekili ve davalı ... Güvenlik Sis. Öz. Güv.Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Kanunda kullanılan “birlikte sorumluluk” deyiminden, müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Asıl işverenin, İş Kanunu’nun 2. maddesinden doğan sorumluluğu, işe iade davasının mali sonuçları yönünden de geçerlidir. Geçerli ve usulüne uygun bir alt işveren- asıl işveren ilişkisinde, işçiyi işe iade yükümlülüğü alt işverene ait ise de; işçinin işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminattan ve işçinin dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden asıl işveren ve alt işveren birlikte sorumludur.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli ise de, davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi bulunduğunun kabulü ile bu kabule uygun olarak hüküm kurulmaması hatalıdır. Usulune uygun ve geçerli bir alt işveren-asıl işveren ilişkisinde, davacının alt işverene ait işe iadesine karar verilmesi gerektiği hususu gözardı edilerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde sadece işe iade kararı ile yetinilmesi, işe başlatmamanın mali sonuçları yönünden açıklanan ilkelere uygun olarak karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca dava feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade davasıdır. İşe iade davası, niteliği itibariyle tespit davası olup; tespit davalarında, alacağın tahsiline yönelik olarak eda hükmü verilmesi mümkün değildir. Somut olayda, Mahkemece bu husus gözetilmeden, boşta geçen süre için 4 aylık ücret ve diğer sosyal hakların tahsiline karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/41323, K. 2017/21918, 17 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama