KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2017/44259 E., 2020/7956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ... 9. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, ödenmeyen fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Aynı ilkeler, ulusal bayram ve genel tatil alacağının ispatı bakımından geçerlidir.
Somut olayda, dinlenen davacı tanığı mobil güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, çalışmasının 2006-2016 yılları arasında olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, tanık beyanı doğrultusunda davacının fazla mesai alacağı davalı zamanaşımı defi de dikkate alınarak 2010-2014 yılları için hesaplanmıştır. Ancak davalı taraf, davacı tanığının mobil güvenlik görevlisi olarak Karşıyaka ilçesinden sorumlu olarak çalıştığını, davacının ise Karşıyaka ilçesinde çalışmasının 2012-2014 yılları arasında gerçekleştiğini beyan etmiştir.
Bu halde mahkemece gerekirse davacı tanığı da yeniden dinlenerek, davacı tanığının hangi dönemler itibari ile, davacı ile aynı bölgede çalışmasının bulunduğu davalıdan da sorulmak sureti ile araştırıldıktan sonra tanığın beyanına bu dönemler açısından itibar edilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/44259, K. 2020/7956, 29 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama