KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/45627 E., 2018/4142 K.·Bölge Adliye İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının değişik alt-işverenler bünyesinde davalı Belediye Başkanlığı'nda temizlik hizmetlerinde çalıştığını, iş akdinin haklı ya da geçerli neden belirtilmeksizin fesih edildiğini, bu nedenle feshin geçersizliği ile davacının işe iadesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Belediye vekili, davacının iş akdinin Olağanüstü Hal kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca feshedildiği gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Şirket vekili, davacının Belediyenin emir ve talimatı ile işten çıkartıldığını davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, davalı işverence iş akdinin feshine ilişkin dosyaya hiçbir gerekçe ve delil sunulmadığı, işverenin ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, feshin geçerli ve haklı nedene dayandığını ispat edemediği, davacının iş akdinin haklı neden olmadan feshedildiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne davacıın işe iadesine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 667 Sayılı KHK gereği çıkarılmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça feshe ilişkin haklı sebep de ileri sürülmemiştir. Geçerli feshin şekil koşullarına uymadığı anlaşılan fesih geçersizdir. Davalı Belediye ile davalı şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi vardır. Bu sebeplerle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Karar, davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin 22/07/2016 tarih, 29778 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ülke genelinde olağanüstü hal ilanına dair karar kapsamında feshinin, geçerli veya haklı sebep oluşturup oluşturmadığı konusundadır.
Anayasanın 120. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun üçüncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine gereğince Ülke genelinde olağanüstü hal ilanına dair karar 22/07/2016 tarih, 29778 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
23/07/2016 tarih, 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Kanun Hümünde Kararname ile 20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Bu kapsamda milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen kurum ve kuruluşları, yargı mensupları, kamu görevlilerine ilişkin alınacak tedbirler açıklanmıştır.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesi, 667 sayılı KHK'ya dayanılarak feshedilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusu hakkında Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir.
Asıl işverence davacının güvenliği tehdit ettiğine ilişkin somut belge veya bilgi sunulmamışsa da İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği'nin 26.12.2016 tarihli tevdi raporunda terör örgütü ile irtibatı ve/veya iltisaklı olduğu bildirilen listede davacı işçinin de yer alması, terör örgütü ile ilgili olarak yapılan değerlendirmeler sonucunda güvenlik tedbirleri nedeniyle feshin geçerli nedene dayandığının anlaşılmasına göre davanın reddi gerekirken işin esasına girilerek kabul kararı verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/45627, K. 2018/4142, 21 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama