KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/45888 E., 2018/2713 K.·Bölge Adliye Avukat ... İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Gaziantep 7. Hukuk Dairesi
- Dahili davalı
- ... ADINA VEKİLİ
- Dava türü
- İŞE İADE
- Mahkemesi
- İskenderun 2. İş Mahkemesi
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ve dahili davalı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Gözcüler İmar İnş. Tic. ve Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin fesih tarihindeki sigortalı işçi sayısının 30'dan az olduğunu, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... vekili; husumet itirazında bulunmuş, davalı şirket ile aralarında asıl- alt işveren ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince; davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle feshedildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının Arsuz Belediyesi işyerindeki işe iadesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı ve dahili davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda; muvazaa iddiası bulunmadığı gibi, ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinde belirtilen hususların da davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayalı olduğunu göstermediği anlaşılmaktadır. Davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli ve hukuka uygun olduğunun ve dosya içeriğine göre, davacının çalıştığı şirkette aynı işkolunda fesih tarihi itibariyle 30 işçi şartı gerçekleşmediğinin anlaşılmasına göre, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı açıktır. Davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü isabetsiz olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
H.Y.D.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/45888, K. 2018/2713, 12 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama