KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/526 E., 2017/1065 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, duruşmalı olarak süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan araştırma ve yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda davacı işçinin davalı işyerinde 25.10.2004 tarihinden itibaren bölge müdürü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işverence, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışta bulunduğu gerekçesi ile feshedildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacının dava dışı şirkete yapılan satışlardan sadece bir satış ile ilgili olarak sorumluluk bana aittir şeklindeki beyanının hukuken bir bağlayıcılığının olmadığı, davacının görev tanımına göre tahsilat ile ilgili bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığı, dava dışı şirkete yüksek miktarlarda satış yapılmaya devam edildiği gerekçe gösterilerek davanın kabulü ile davacının işe iadesine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğine göre, davacının davalıya gönderdiği e-postada, dava dışı şirket için girilen siparişe ilişkin olarak dava dışı şirketle yedi-sekiz yıldan beri çalıştıklarını ve bugüne kadar sıkıntı yaşamadıklarını, bundan dolayı sorumluluğun kendisine ait olduğunu beyan ettiği, davalı şirketten davacıya gönderilen cevabi e-postada, dava dışı şirketin ödenmesi gereken çeki olduğu, yeni sipariş ile birlikte toplam borcun 15.000,00 TL artarak 50.000,00 TL olacağı, sıkıntı olmaması için satışın kredi kartı ile veya teminat alınarak yapılması gerektiğinin belirtildiği, davacının bu e-postanın hemen sonrasında dava dışı şirketle ile ilgili sipariş girdiği görülmektedir.
Yapılan işin niteliği, tanık beyanları, e-postalar ve olayın gelişimi birlikte değerlendirildiğinde, davacının uyarıldığı halde “sorumluluk tarafıma aittir” şeklinde beyanda bulunarak işleme devam ettiği, satışın kredi kartı ile veya teminat alınarak yapılmadığı da gözetilerek feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/526, K. 2017/1065, 26 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama