KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/5450 E., 2018/1439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini beyanla, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, genel tatil ve fazla mesai alacaklarını istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, davanın belirsiz alacak davası türünde mi, yoksa kısmi dava türünde mi açıldığı hususunda, talep sonucu açık değildir. Bu halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/2. maddesi gereğince, davacı tarafa bir haftalık kesin süre verilerek, dava konusu edilen her bir alacak yönünden talebinin belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunu açıklaması istenilmeli ve neticeye göre yapılacak değerlendirmeyle sonuca gidilmelidir. Bu yönde bir işlem tesis edilmeden, davaya devam edilerek karar verilmesi hatalıdır.
Kabule göre de, ücret hususunda yeterli araştırma yapılmaksızın karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu konuda ilgili meslek odalarından, diğer kuruluşlardan ve Türkiye İstatistik Kurumu'nun resmi internet sitesindeki “kazanç bilgisi sorgulama” kısmından araştırma yapılmalı, tanık olarak dinlenen şirket yetkilisinin beyanlarında belirttiği haftalık ücret miktarı da gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/5450, K. 2018/1439, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama