KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/5699 E., 2017/4891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı olmayan sebeple feshedildiğiniberilterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve genel tatil ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının ödenmeyen işçilik alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
...-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Taraflar arasında işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının çalışma süresine göre yüzyetmiş gün karşılığı yıllık izin ücret alacağına hak kazandığı, dosya kapsamında bulunan imzalı bordrolara göre davacının 2004 yılı altıncı ayda onaltı gün, 2008 yılı ikinci ayda onaltı gün, 2009 yılı beşinci ayda yirmi gün, 2011 yılı altı ayda yirmi gün olmak üzere toplam yetmişiki gün izin kullandığı dolayısıyla doksansekiz gün kullanılmayan yıllık izin olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de davacının yirmiüç gün yıllık izin kullandığına dair imzalı 2010 yılı Eylül ayına ait bordro dikkate alınmamıştır.
Bu durumda, davalı tarafça sunulan davacının imzası bulunan 2010 yılı Eylül ayına ait bordroda belirtilen sürelerin yıllık izin hesabından mahsup edilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/5699, K. 2017/4891, 9 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama