KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/5934 E., 2019/12570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde yıkamacı olarak işe alınmasına rağmen yağlamacı olarak da çalıştırıldığını, iş akdinin haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında; talep edilen alacaklara ilişkin olarak uygulanacak faizin hangi tarihte başlayacağı ile ilgili uyuşmazlık söz konusudur.
Mahkemece davacının, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ve fazla mesai ücreti alacağının, dava açılan miktarlar kadarıyla dava tarihinden itibaren, ıslah ile artırılan miktarların ise faizsiz olarak davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacının dava dilekçesinde Mahkemece hüküm altına alınan alacak kalemleri için faize yönelik talebinin olduğu açıktır.
Islaha konu usul işlemi dava dilekçesi olup, davacının dava dilekçesindeki diğer unsurların aynen devam ettiği yönünde iradesinin mevcut olduğu, bunun ayrıca ve özel olarak belirtilmesinin gerekmediği kabul edilmelidir. Bu sebeple davacının ıslah dilekçesi ile faiz yönünden bir talebi olmasa da dava dilekçesinde talebinin olduğundan ıslah ile artırılan miktarlar için de faiz talebi var kabul edilir.
Buna göre, davacının kıdem tazminatı dışında kalan diğer alacakları yönünden; dava ile talep edilen kısımlar için dava tarihinden itibaren, ıslah dilekçesinde talep edilen ve dava dilekçesindeki tutarın dışında kalan kısımlar için ise; ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2017/8 esas sayılı 24.05.2019 günlü oturumunda " Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmi davada, dava konusu miktarın kısmi ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde; arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği karara bağlandığından bu durum artık tartışmalı olmaktan çıkmıştır.
Mahkemece kısmi dava olarak görülen işbu davada hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/5934, K. 2019/12570, 11 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama