İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/6140 K.2017/5380

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2017/6140Karar2017/5380Tarih16 Mart 2017Okuma6 dk · 1.176 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2017/6140 E., 2017/5380 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mart 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava türü
ALACAK
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.176 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı isteminin özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerindeki çalışması esnasında fazla mesai yapmasına ve hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini, ayrıca hakedip de ödenmeyen asgari geçim indirimi ve prim alacakları bulunduğunu ileri sürerek alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevabının özeti:

Davalı cevabında; davacının beyanında belirttiği gibi ilk dönem çalışmasının kendi isteği ile sona erdiğini, bu dönemden alacakları ödenmeden davacının iş yerinde yeniden çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iş yerinin defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacı ve statüsündeki işçilere prim ödemesinin yapılmadığının anlaşılacağını, cevap dilekçesi ekinde sunulan bordrolardan anlaşılacağı üzere davacının tüm alacaklarının ödendiğini, davacının ileri sürdüğü çalışma saatlerinin bir insanın çalışabileceği saatler olmadığını, davacının fazla çalışma yaptığı ve hafta tatilinde çalıştığı aylarda ücretinin bordrolarda görüleceği üzere kendisine ödendiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Mahkeme kararının özeti:

Mahkemece, dosya kapsamı, dava dilekçesi ve cevap dilekçesi, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu, tanık anlatımları, yazı cevapları, toplanan belgeler sonucu fazla çalışma yapıldığı iddiasının tanık delili ile ispat edilemeyeceği, dosyaya ibraz edilen bordro ve ibraname dikkate alınarak prim alacağı, fazla çalışma ücretleri yönünden davanın reddi ile, genel tatil alacağı ve asgari geçim indirimi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

...-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

...-Taraflar arasında dosya kapsamındaki ibranamenin geçerliliği noktasında uyuşmazlık mevcuttur.

İşçi ve işveren arasında işverenin borçlarının sona erdirilmesine yönelik olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlülüğü öncesinde yapılan ibra sözleşmeleri yönünden geçersizlik sorunu aşağıdaki ilkeler dahilinde değerlendirilmelidir.

İş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmeleri geçersizdir. İşçi bu dönemde tamamen işverene bağımlı durumdadır ve iş güvencesi hükümlerine rağmen iş ilişkisinin devamını sağlamak veya bir kısım işçilik alacaklarına bir an önce kavuşabilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmesi mümkündür.

İbranamenin tarih içermemesi ve içeriğinden de fesih tarihinden sonra düzenlendiğinin açıkça anlaşılamaması durumunda ibranameye değer verilemez.

İbranamenin geçerli olup olmadığı 01.07.2012 tarihine kadar yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun irade fesadını düzenleyen ...-31. maddeleri yönünden de değerlendirilmelidir. İbra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın veya üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde, ibra iradesinden söz edilemez.

Öte yandan mülga 818 sayılı Kanun'un .... maddesinde sözü edilen aşırı yararlanma (gabin) ölçütünün de ibra sözleşmelerinin geçerliliği noktasında değerlendirilmesi gerekir.

İbranamedeki irade fesadı hallerinin, mülga 818 sayılı Kanun'un 31. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerekir. Ancak, işe girerken alınan matbu nitelikteki ibranameler bakımından iş ilişkisinin devam ettiği süre içinde bir yıllık süre işlemez.

İbra sözleşmesi, varlığı tartışmasız olan bir borcun sona erdirilmesine dair bir yol olmakla, varlığı şüpheli ya da tartışmalı olan borçların ibra yoluyla sona ermesi mümkün değildir. Bu sebeple, işçinin hak kazanmadığı ileri sürülen bir borcun ibraya konu olması düşünülemez. Savunma ve işverenin diğer kayıtları ile çelişen ibra sözleşmelerinin geçersiz olduğu kabul edilmelidir.

Miktar içeren ibra sözleşmelerinde ise, alacağın tamamen ödenmiş olması durumunda borç ifa yoluyla sona ermiş olur. Buna karşın kısmi ödeme hallerinde, Dairemizin içtihatlarında ibraya değer verilmemekte ve yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir. Miktar içeren ibranamenin çalışırken alınmış olması makbuz etkisini ortadan kaldırmaz.

Miktar içermeyen ibra sözleşmelerinde ise, geçerlilik sorunu titizlikle ele alınmalıdır. İrade fesadı denetimi yapılmalı ve somut olayın özelliklerine göre ibranamenin geçerliliği konusunda çözümler aranmalıdır.

Yine, işçinin ibranamede kanuni haklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayda yer vermesi ibra iradesinin bulunmadığını gösterir.

İbranamede yer almayan işçilik alacakları bakımından, borcun sona erdiği söylenemez. İbranamede yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunma ile çelişkinin varlığı ibranameyi bütünüyle geçersiz kılmaz. Savunma ile çelişmeyen kısımlar yönünden ibra iradesine değer verilmelidir. Başka bir anlatımla, bu gibi durumlarda ibranamenin bölünebilir etkisinden söz edilebilir. Bir ibraname bazı alacaklar bakımından makbuz hükmünde sayılırken, bazı işçilik hak ve alacakları bakımından ise çelişki sebebiyle geçersizlikten söz edilebilir.

İbraname savunması, hakkı ortadan kaldırabilecek itiraz niteliğinde olmakla yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.

Somut olayda, davalı işveren tarafından davacının ilk dönem çalışması sonunda verdiğini iddia ettiği ........2008 tarihli ibraname, hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriğinde yapılan değerlendirmede geçerli kabul edilmiş ve önceki dönem çalışmaları bakımından hesaplama yapılmamıştır. Belirtilen tarihteki ibranamenin hangi şartlarda geçerli olacağı yukarıda açıklanmıştır.

Bu kapsamda dosyaya sunulan ibranme içeriğinde "hafta ve genel tatil günlerine ait ücretlerimi ayrıca yapmış olduğum fazla mesai ücretlerim ile... eksiksiz olarak aldım." ifadesinin yer aldığı, yazı kısmının yukarısındaki tabloda ise belirtilen alacaklardan fazla mesai ücreti için 395,63 TL net miktarın yazılı olduğu, diğer alacak kalemlerinin ilgili tabloda yer almadığı ve bunlar için herhangi bir miktar yazılı olmadığı anlaşılmaktadır.

Davalı işveren yargılamadaki savunmasında, davacının çalışması esnasında hakettiği çalışma alacaklarının ücret bordrolarında görüleceği üzere kendisine ödendiğini ileri sürmüştür. Ancak sunulan ücret bordroları içeriğinin incelenmesinden hiç bir ayda genel tatil alacağı tahakkuku bulunmadığı gibi bilirkişi raporunda hatalı tespit edilse de hafta tatili tahakkuku da bulunmamaktadır. Buna göre davalının savunmasında belirttiği husus ile ibraname içeriği çelişmiş olmakla ibranamede miktar içermeyen kalemler bakımından tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılması gerekirken aksi yönde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

...-Davacı işçinin hafta tatili alacağının bulunup bulunmadığı ve hesaplanması şekli konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Hafta tatilinde çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen hafta tatili alacağının ödendiği varsayılır.

Hafta tatilinde çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de hafta tatilinde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitte tüm bordrolarda hafta tatili ücreti tahakkukuna yer verildiği belirtilse de bu tespit hatalı olup dosyaya uygun değildir. Dosyaya sunulan bordroların içeriğinin incelenmesinden; her ay ki normal çalışma günlerinin tahakkukunun ayrı, hafta tatili ücretlerinin ayrı tahakkuk ettirildiği, genellikle 26 gün "normal" satırının karşılığında, ... gün ise "hafta tatili" satırının karşılığında bordroda gösterilmiştir. Her iki satırın toplamı ise davacı işçinin o aylık ücreti ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen çalışma süresi olarak muhasebeleştirilmiştir. Nitekim normal çalışmanın 30 gün üzerinden gösterildiği aylarda hafta tatili satırında herhangi bir rakam yer almamaktadır.

Açıklanan bu bordro tekniğinde, bordrolarda yazan "hafta tatili" ifadesinin davacının o ay çalışmadan ücretini hakettiği hafta tatili günleri ücretini ifade ettiği, bir anlamda aylık ücretinin bir kısmının karşılığının ayrıca satır oluşturulmak suretiyle yazıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu içeriğindeki talep ise, davacının tatil yapması gerekirken çalıştırıldığı hafta tatili günleri için hak edeceği yevmiyesi olup bordrolardan bu miktarların ödenmediği anlaşılmaktadır. Bu sebeple talep hakkında, .... maddedeki bozma sebebi de gözönünde bulundurularak, tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma sebebi yapılmıştır.

Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ....03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/6140, K. 2017/5380, 16 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/6140
Karar No
2017/5380
Tarih
16 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/6141 K.2017/5384
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/6142 K.2017/5385
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/6143 K.2017/5386
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/6144 K.2017/5387
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/6145 K.2017/5388
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/6146 K.2017/5488

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.