KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/713 E., 2017/724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı asıl işveren vekili, İş Kanunu kapsamında bir asıl işveren-alt işverenlik ilişkisi olmadığını, davacının diğer davalı şirketin işçisi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı alt işveren vekili, davaya cevap vermemiştir..
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
Davacının iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu, davalılar arasında geçerli bir alt işverenlik ilişkisi olduğu, belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinin geçersiz olduğu yönündeki mahkeme tespiti yerinde olup, davalıların bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ne var ki mahkeme, davacının, davalı.... işyerindeki işe iadesine karar vermiştir. Alt işverenlik ilişkisi geçerli olduğuna göre, davacının alt işverene iadesi ile, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden asıl işverenle birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/713, K. 2017/724, 23 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama