KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/8083 E., 2017/13705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 01.08.2012-13.02.2013 tarihleri arasında çalıştığını, işveren tarafından iş akdinin feshedildiğini, haklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, izin, fazla mesai ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının ücret alacağının bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Davacı taraf ücret alacağı bulunduğu iddiasını ileri sürmüş ve davalıdan tahsilini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının son dönem çalışması olan Ocak ve Şubat ayları için kırkiki günlük ücret alacağı bulunduğu, bu miktardan Aralık ayında davacıya verilen 200,00 TL avansın mahsubu ile 1.094,13 TL ücret alacağı bulunduğu hesaplaması yapılmış ve bu şekilde hüküm altına alınmıştır.
Dava dilekçesinde ücret alacağı ile ilgili olarak, "maaşlar hep düzensiz ödenmiştir, maaşlar makbuz karşılığı elden ödenmiştir, son iki maaş banka kanalı ödenmiş ancak olması gerekenden 300,00 TL eksik yatırılmıştır." ifadesi kullanılmış olup, bundan davacının ücret alacağının 300,00 TL olduğunun ifade edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, ücret alacağı için, davacı tarafın açık beyanını aşan şekilde hesaplama yapılarak hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/8083, K. 2017/13705, 8 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama