KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/850 E., 2017/1038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sendikal sebeple haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, feshin sendikal sebebe dayandığı gerekçesiyle geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, davacının süresi içerisinde başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde 13 aylık ücreti tutarında sendikal tazminat ile ayrıca en çok dört aylık ücret tutarında boşta geçen süre ücreti ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, mahkemece feshin sendikal sebebe dayandığından geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir. Ancak, davacı lehine hüküm altına alınan sendikal tazminat isteminin davacının 13 aylık ücreti olarak belirlenmesi doğru olmamıştır.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğinin tespit edilmesi halinde, işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Anılan düzenlemede tazminat miktarının alt sınırı bir yıllık ücret olarak belirlenmiş olup yasal düzenlemede üst sınır bulunmamaktadır.
Mahkemece bir yıldan daha fazla miktarda tazminata hükmedilmesinin gerekçesi olarak davacının kıdeminin dikkate alındığı belirtilmiş olsa da davacının çalışma süresinin 04.10.2012-22.08.2014 olduğu, bu haliyle dosya kapsamına göre bir yıllık ücret tutarı aşılarak 13 aylık miktarında tazminata hükmedilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/850, K. 2017/1038, 26 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama