KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/8923 E., 2017/23472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle sona erdirdiğini belirterek kıdem tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı davacının ihale dönemlerinde ... Belediyesinde çalıştırıldığını, hizmet süresinin iddia ettiği gibi 2 yıl 5 ay 29 gün olmadığını beyanla asıl sorumlunun Belediye olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında davacının çalışma süresi uyuşmazlık konusudur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 05.01.2010-01.03.2013 tarihleri arasında davalı ve başka şirketler nezdinde kesintisiz ... Belediyesinde 3 yıl 1 ay 27 gün çalıştığı kabul edilerek bu süre üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmıştır. Davacı işçi, davalı şirkette çaycı olarak 05.01.2010-31.12.2010, 10.01.2011-31.12.2011 ve 01.01.2013- 01.03.2013 tarihleri arasında sigortalı olarak çalışmıştır.
Davacı vekili ise dava dilekçesinde giriş ve çıkış tarihlerini belirtmeden hizmet süresinin 2 yıl 5 ay 29 gün olduğunu ve kıdem tazminatının 3.803.03 TL olduğunu belirtmiştir. Ancak davacının dava dilekçesindeki beyanı ve taleple bağlılık kuralı gereği 2 yıl 5 ay 29 gün üzerinden kıdem tazminatı alacağının belirlenmesi gerekirken tüm süre üzerinden hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/8923, K. 2017/23472, 30 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama