KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/905 E., 2017/2661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek davacının işe iadesini ve sendikal tazminat ile boşta geçecek süreler için ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak davalı işverenin fesih yazısındaki vakıaları ispatlayamadığı, davacının savunmasının alınmadan iş sözleşmesinin fesih edildiği sonucuna varıldığı, davacının iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedilmediği, fazla mesaiye kalmak istememesi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmiş olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir. Ancak, işe iade davası netice olarak bir tespit davası olup tespit davalarında yalnızca tespit hükmü verilir, eda hükmü verilemez. Somut olayda, Mahkemece bu husus gözetilmeden davacının çalıştırılmadığı süre içerisinde en çok 4 aya kadar ücretinin ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/905, K. 2017/2661, 20 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama