İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/9881 K.2017/6631

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2017/9881Karar2017/6631Tarih28 Mart 2017Okuma5 dk · 986 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2017/9881 E., 2017/6631 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava türü
ALACAK
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

986 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, müvekkili işçinin yemek yardımı, bayram yardımı, giyim yardımı, yakacak yardımı, ikramiye, ilave tediye ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece karar gerekçesinde, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu kabul edilerek, faiz başlangıcı ve zamanaşımı yönlerinden değerlendirme yapılmıştır. Ancak davanın türü bakımından belirleyici olan davacı tarafın iradesidir. Eldeki davanın kısmi dava türünde açıldığı ve bilirkişi raporunun düzenlenmesinin ardından da ıslah yoluyla talep edilen değerlerin yükseltiği açık olup, mahkemece davacının talebinin dışına çıkılarak davanın belirsiz alacak davası türünde açıldığının kabulü hatalıdır. Anılan sebeple, davanın kısmi dava türünde açıldığı esas alınarak, faiz başlangıcı ve zamanaşımı yönleri değerlendirilmelidir.

3-Gerek mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 6/2. maddesi, gerekse de şu an yürürlükteki 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 36/2. maddesi uyarınca, yürürlüğü sona eren toplu iş sözleşmesinin, iş sözleşmesine ilişkin hükümleri, yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder.

Somut olayda, işyerinde yürürlüğü 31.12.2009 tarihinde sona eren toplu iş sözleşmesinden sonra yeni bir toplu iş sözleşmesi imzalanmamıştır. Ancak toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinin sona ermesinden bir müddet sonra yeni bir bireysel iş sözleşmesi, işçi ve işveren arasında imzalanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu halde, yürürlüğü sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümlerinin, taraflar arasında imzalanan yeni iş sözleşmesi tarihine kadar uygulanması gerektiğinin, yeni iş sözleşmesinin imzalanmasından sonra ise, artık yeni imzalanan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin yürürlüğe girdiğinin kabul edilmesi gereklidir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yöne dikkat edilmemesi hatalı olup, belirtilen açıklamalar doğrultusunda alacaklar yeniden değerlendirilmelidir.

4-Yemek ücretine yönelik olarak tesis edilen hükümde, davalı vekilinin, fiili çalışmanın olmadığı izin ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinin hesaptan dışlanması gerektiğine yönelik itirazının nazara alınmayarak, itiraz hakkında bir değerlendirme yapılmaması da yerinde değildir.

5-Dosyaya sunulan bir kısım belgelerde ikramiye ödemelerine ilişkin bilgiler vardır. Bu belgelerde belirtilen ödemelerin mahsubunun değerlendirilmemesi hatalıdır.

6-Taraflar arasında çözülmesi gereken bir diğer uyuşmazlık, davalı vakfın 6772 sayılı Kanun’un 1. maddesi kapsamında değerlendirilerek davacıya ilave tediye ödemesi yapılıp yapılmayacağı noktasındadır.

İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Kanun'un 1. maddesinde Devlet ve ona bağlı kurumların hangileri olduğu, ayrıca yararlanacak kişiler açıkça belirtilmiştir.

Buna göre, Devlete ve ona bağlı olmak üzere,

a-Genel, katma ve özel bütçeli daireler,

b-Sermayesi değişen kurumlar,

c-Sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlar ve bunlara bağlı kuruluşlar,

d-Belediyeler ve belediyelere bağlı kuruluşlar,

e-3460 ve 3659 sayılı Kanun kapsamına giren, sermayesinin tamamı Devlete ait olan veya bu sermaye ile kurulan iktisadi Devlet kuruluşları,

f-Diğer kurum, banka ve ortaklıklar kanun kapsamındadır.

3460 sayılı Kanun bugün itibari ile yürürlükte olan bir kanun değildir. 3659 sayılı Kanun ise banka ve Devlet kurumlarında çalışan memurların aylıkları ile ilgili düzenleme getirmiş ve halen yürürlüktedir. Bu Kanun’un 1. maddesinde, kapsama dahil kurumlar daha ayrıntılı açıklanmıştır.

Davalı vakfın, 6772 sayılı kanun kapsamında bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine gelince;

3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümlerine istinaden Kanun'un amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları kurulmuştur.

3294 sayılı Kanun'un 5263 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile değişik 7. maddesinin 1. fıkrasında, "...Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları kurulacağı," 3. fıkrasında ise "Vakıf senetlerinin mahallin en büyük mülki amiri tarafından Medeni Kanun hükümlerine göre tescil ettirileceği" belirtilmiştir.

5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 4. maddesine göre de "Vakıflar özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir." Anayasa'nın 123. maddesinin 3. fıkrasında "Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur." hükmü mevcuttur.

Görüldüğü üzere, kanun koyucunun Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına bilinçli olarak "kamu tüzel kişiliği" vermediği, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulmasını ve özel hukuk hükümlerine göre faaliyet göstermesini istediği açıktır.

Öte yandan, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu'nun 8. maddesinde vakfın gelirleri belirtilmiş olup, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının gelirlerinin, sadece fondan aktarılan paydan oluşmadığı, bunun yanında, işletme ve iştiraklerden elde edilecek gelirlerden ve diğer gelirlerden oluştuğu anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalar ve kanuni düzenlemeler ışığında, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının özel hukuk tüzel kişisi olduğu, kuruluş amacı ve mali yapısı itibariyle kamu kurumlarından farklı nitelikte olduğu ve bu bağlamda 6772 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamına girmeyeceği açıktır. Anılan sebeple, mahkemece, ilave tediye alacağına yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.

7-Mahkemece, yakacak yardımı ve fazla çalışma ücreti alacaklarına yönelik talepler hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine aykırıdır.

8-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hesap konusu döneme ilişkin ücretin ve sosyal hakların belirlenmesinde, asgari ücret artış oranı uyarlaması yapılmıştır. Ne var ki, asgari ücret artış oranında zam uygulanmasını gerektirir dosya içeriğinde bir delil yoktur. Diğer taraftan, yürürlüğü sona eren toplu iş sözleşmesi hükmünün, iş sözleşmesi hükmü olarak devam edebilmesi için, o hükmün toplu iş sözleşmesi henüz sona ermeden önce ilişkin bulunduğu olaya uygulanabilir nitelikte olması gerekir. Dolayısıyla süresi sona eren toplu iş sözleşmesinin ücret zammı öngören hükümlerinin yenisi imzalanıncaya kadar iş sözleşmesi olarak devam etme olanağı da yoktur. Bu hususların nazara alınmaması hatalıdır.

9-Mahkemece, hüküm altına alınan alacaklara ticari faiz işletilmesi de hatalı olmuştur. Ayrıca, yukarıda “2” numaralı bentte de açıklandığı üzere, faiz başlangıç tarihlerinin belirlenmesinde, davanın kısmi dava türünde açıldığının dikkate alınmaması yerinde değildir.

Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/9881, K. 2017/6631, 28 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/9881
Karar No
2017/6631
Tarih
28 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/9881 K.2017/3666
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/9882 K.2017/6632
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/9883 K.2017/3767
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/9885 K.2017/3661
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/9885 K.2017/2318
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/9886 K.2017/2737

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.