KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/9891 E., 2018/7840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin 08/01/2008 - 30/11/2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ikinci yıl zam alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafça sunulan puantaj kayıtlarına itibar edilerek hesaplama yapılmıştır. Ne var ki, davacı tarafın sunduğu söz konusu puantaj kayıtlarının davacı ... ile Uyap sisteminden yapılan incelemeden işverene karşı davasının bulunduğu anlaşılan bir diğer işçi olan ... tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Belgelerin düzenlenme biçimi ve düzenleyici şahısların işverene karşı dava açarak söz konusu belgelere göre alacak talebinde bulunmuş olduğu hususları dikkate alındığında, bu tip belgelerin sonradan düzenlenmiş olması ve gerçeği yansıtmaması şüphesi mevcuttur. Mahkemece bu şüphenin aydınlatılmadan söz konusu belgelere itibar edilmesi hatalıdır. Nitekim ... isimli işçinin davacı olduğu davada verilen karar da, belirtilen hataya işaret edilerek Dairemizce bozulmuştur.
Anılan sebeple, taraf delilleri ve işyeri kayıtları ile birlikte bu yöndeki şüphe aydınlatılmalı ve neticeye göre bir değerlendirme yapılmalıdır.
Diğer taraftan, davacının dava konusu yapılan 08/01/2008 - 30/11/2009 tarihleri arasındaki dönemde vakıf müdürü olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz.
Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı işyerinde çalışan, görev ve talimat veren bir başka yönetici bulunması halinde işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar.
Mahkemece, vakıf müdürü olarak çalışılan dönem bakımından, açıklanan hususların dikkate alınmayarak eksik incelemeyle bu yönlerden bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/9891, K. 2018/7840, 27 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama