İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/10430 K.2018/20956

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2018/10430Karar2018/20956Tarih3 Ekim 2018Okuma8 dk · 1.506 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2018/10430 E., 2018/20956 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Ekim 2018
Mahkemesi
... 1. ... Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.506 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11/10/1996 tarihinden itibaren davalı ... yerinde aralıksız olarak çalıştığını, 28/07/2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile geçerli bir sebep gösterilmeden hiç bir savunma alınmadan ihbar ve kıdem tazminatı ödemek sureti ile müvekkilinin ... akdinin fesh edildiğini belirterek davalarının kabulüne, haksız fesih nedeni ile davacının işe iadesine, yasada belirtilen tazminatların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevabi dilekçesinde özetle: Davacının ... akdinin Olağanüstü Kanun Hükmünde Kararnameleri gereği, davacının .../... üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmek suretiyle kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle sona erdirildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme, davalı bankanın kamu bankalarından sayılması, davacının bankada yaptığı işin istihbarat müdürlüğü olmakla müşteri hesaplarına ulaşma, araştırma yetkisinin bulunması bu haliyle davacının çalışmaya devam etmesinin kurumun güvenliği için mümkün olmadığını, bankanın değerlendirmeyi usulünce yapıp 28.07.2016 tarih 2821,27 nolu yönetim kurulu kararıyla fesih işlemini gerçekleştirmesinin şüphe feshi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, fesih kararının ... Kanunu'nun 18. maddesine uygun geçerli bir fesih olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde; getirtilen kayıtlardan davacı hakkında terör örgütü üyeliği ile ilgili olarak herhangi bir soruşturma veya kovuşturma olmadığının anlaşıldığı, feshin dayanağı olarak gösterilen ve dosyaya gönderilen davalı bankanın yönetim kurulu kararı incelendiğinde, davacının, terör örgütü ile irtibatını ortaya koyan bir kayıt veya belge içermediği gibi söz konusu yönetim kurulu kararında terör örgütü irtibatı dışında performansı yeterli olmayan kişilerin de ... akdinin sona erdirilmesine karar verildiği görüldüğü,

davacının terör örgütü irtibatı yada performans düşüklüğü nedeniyle ... akdinin sona erdirildiği yönünde yönetim kurulu kararında herhangi bir ayrım yapılmadığı, performansının düşük olması nedeniyle ... akdinin feshedildiği de iddia ve ispat edilmediği, bu hali ile davacının ... akdinin feshinin şüphe feshi olarak kabul edilip davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacının işe iadesine karar verilmiştir.

Karar yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, 01.09.2016 tarihli ve 29818 (2) (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Kamu İştiraklerinde İşçiler” başlıklı 7. maddesine göre.

“Devletin veya kamu tüzel kişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs, ortaklık ve iştirakler ile kamunun hissesi bulunan diğer tüzel kişiler bünyesinde çalışmakta iken, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmek suretiyle ... sözleşmesi feshedilen işçiler, bir daha bu teşebbüs ve ortaklıklar ile kamunun hissesi bulunan diğer tüzel kişiler bünyesinde veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilemez,

doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler.”

Darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yönelik olarak 23.07.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede de benzer bir düzenlemeye yer verilmiş olup, ilgili KHK’nin "Kamu Görevlilerine İlişkin Tedbirler" başlıklı 4. maddesinde, "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin”, (f) fıkrasına göre,

“14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla” (g) fıkrasına göre, "Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel,

birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla” kamu görevinden çıkarılacakları, aynı maddenin 2. fıkrasına göre de bir daha kamu hizmetinde doğrudan veya dolaylı görev alamayacakları hükme bağlanmıştır.

Dosya içeriğine göre, davacının ... sözleşmesinin, ilgili kanun hükmünde kararnameler çerçevesinde davalı Bankanın 28/07/2016 tarihli Yönetim Kurulu kararına istinaden feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı işçinin 4857 sayılı ... Kanunu hükümlerine tabi olarak ... sözleşmesi ile çalıştığı hususunda ihtilaf bulunmamakta olup, taraflar arasındaki ihtilaf ... sözleşmesinin feshinde ... Kanunu'nun 18. ve devamı maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı noktasındadır.

Dosya içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesinin kararını kaldırma ve davanın kabulü yönündeki kararının gerekçesinde; getirtilen kayıtlardan davacı hakkında terör örgütü üyeliği ile ilgili olarak herhangi bir soruşturma veya kovuşturma olmadığının anlaşıldığı,

feshin dayanağı olarak gösterilen ve dosyaya gönderilen davalı bankanın yönetim kurulu kararı incelendiğinde, davacının, terör örgütü ile irtibatını ortaya koyan bir kayıt veya belge içermediği ve aynı yönetim kurulu kararında performans eksikliği sebebi ile ... aktine son verilenlerin de bulunmasına rağmen davacı hakkında performansının yeterli olmadığı yönünde de dosyada delil bulunmadığı belirtilmiş ise de; işçi doğrudan yasama işlemi ile kamu görevinden çıkarılmamış, işverence Yönetim Kurulu vasıtasıyla fesih iradesi açıklanmak suretiyle, işine son verilmiştir.

Kanun hükmünde kararnamede fesih gerekliliğinin vurgulanmış olması, feshin yargısal denetime tabi tutulmayacağı anlamına gelmez.

Bu itibarla, davalı işverence ... sözleşmesinin KHK kapsamında feshedildiği ileri sürüldüğüne göre, davacının “terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olup olmadığı” hususu mahkemece resen araştırılmalıdır.

... sözleşmesinin terör örgütü üyeliği, irtibatı veya iltisakı iddiasıyla KHK çerçevesinde feshedilmiş olması halinde, ... mahkemeleri tarafından yapılacak yargısal denetimin ne şekilde yapılacağı hususu bir diğer sorunu oluşturur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ''Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz. '' Anılan maddenin 2. fıkrasına göre de;'' Kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz.'' Bu düzenlemelerde ifade edilen ilke, tasarruf ilkesidir. Hiç kimse, kanunda açıkça belirtilmedikçe kendi lehine olan bir davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz. Mahkemeler, özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlığı kendiliklerinden çözmeye çalışmazlar.

Taraf iradesine öncelik verilmesi sadece davanın açılmasında değil, yargılama sırasında taraflara ait bir çok usul işleminde de kendisini gösterir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25/2 maddesine göre; ''Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. '' Yani, yargılamada esas olan, dava malzemelerinin taraflarca toplanması ve mahkemeye sunulması olarak tanımlayabileceğimiz “taraflarca hazırlama (getirilme) ilkesi” dir. Bu ilkenin geçerli olduğu davalarda, dava malzemelerinin mahkemeye tam olarak getirilmemesinin sorumluluğunu taraflar üstlenmiş olup; hakim, kural olarak tarafların ileri sürmediği vakıaları ve belirli bir delili kendiliğinden araştıramaz ve taraflara hatırlatamaz.

Diğer yandan, kamu düzenini ilgilendiren davalarda, irade serbestisinin ve taraf iradesine tanınan üstünlüğün bir sonucu olan “taraflarca hazırlama ilkesi” yerine, kendiliğinden (resen) araştırma ilkesinin uygulanması esastır. Kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda; hâkim, davanın ispatı için gereken bütün delillere kendiliğinden başvurur; taraflar da duruşma bitinceye kadar delil gösterebilirler. Bu davalarda bir bakıma, dava ile ilgili olguların hazırlanmasında, tarafların yanında, hakimin de görevli olması söz konusudur

Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirme yapılacak olursa, somut olayda davacının ... sözleşmesinin feshi ile ilgili yasal dayanakların 4857 sayılı ... Kanunu ile birlikte Bakanlar Kurulu kararı ile ülke genelinde ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında çıkartılan kanun hükmünde kararnameler olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

Söz konusu kararnamelerin ... sözleşmesi ile çalışan işçilere yönelik hükümleri incelendiğinde, gerek 667 sayılı KHK’nin 4. maddesi gerekse 673 sayılı KHK’nin 7. maddesinde bu kanun hükmünde kararnameler kapsamında ... sözleşmesi feshedilen işçilerin bir daha yeniden doğrudan veya dolaylı olarak ... işinde veya benzer işlerde görevlendirilemeyecekleri, bunların işe iadesinin mümkün olmadığı şeklinde emredici nitelikte düzenlemelerin yer aldığı görülecektir.

Bu yasal düzenlemelerin nitelik itibariyle, kamu düzenine ilişkin ve açıkça emredici nitelikte olduğu değerlendirildiğinde, açılacak davalarda taraflarca hazırlama ilkesine üstünlük tanınamayacağı göz önüne alınmalıdır. Bu itibarla, ilgili kanun hükmünde kararnameler kapsamındaki fesihlere ilişkin olarak açılan işe iade davalarında, taraflarca hazırlama ilkesi yerine istisnai nitelikteki kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulanması gerekmektedir.

Buna göre görülmekte olan davada, sözleşmenin feshine dayanak bilgi ve belgelerin mahkemece resen araştırılması gerekmekte ise de,dosyada sadece ... Cumhuriyet Baş Savcılığına davacı hakkında soruşturma veye kovuşturma olup olmadığı yönünde yazılan yazı cevabi ile yetinildiği , bu yönde başkaca bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Davacının ... sözleşmesinin feshine dayanak objektif değerlendirmelerin neler olduğu, hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığı davalı bankadan sorularak; bunun yanında resen araştırma ilkesi kapsamında davacı hakkında mevcut ise adli ya da idari soruşturma evrakları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın Terörle Mücadele, Kaçakçılık, Organize Suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerinden ve Bilgi Teknolojileri Kurumu’ndan getirtilmeli, varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ile yine Bank ... nezdinde açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı,

tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının davasının kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 09/05/2018 tarih, 2018/1550 esas, 2018/1254 karar sayılı kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03/10/2018 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/10430, K. 2018/20956, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/10430
Karar No
2018/20956
Tarih
3 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/10430 K.2018/7207
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/10431 K.2018/20456
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/10431 K.2018/7208
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/10432 K.2018/7538
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/10433 K.2018/7539
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/10434 K.2018/7540

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.