KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/10908 E., 2018/18027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı ... vekili, davalının ... Kan Bağış Merkezi'nde meslek yetkilisi / flebotomist olarak 18/02/2009 tarihinde işe başladığını, davalı ile müvekkil dernek arasında belirsiz tam süreli iş sözleşmesi imzalandığını, davalının ihbar süresine uymadan işyerine verdiği 18/03/2014 tarihli istifa dilekçesi ile 06/04/2014 tarihi itibariyle iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek ihbar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmadaki beyanlarında kendisinin kullanmadığı 33 günlük yıllık izin alacağı olduğunu, davacı ile uzlaşmak istediğini ancak davacının uzlaşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan ilk yargılamada verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 2015/19963 e., 2017/24677 k. sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir.
Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Somut olayda; bozma öncesinde mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda ihbar tazminatı alacağına temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olup bu husus bozma konusu yapılmamış, davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmiştir.
Bozma sonrasında mahkemece ihbar tazminatı alacağına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olmuştur.
3-1606 sayılı Bazı Dernek Ve Kurumların Bazı Vergilerden, Bütün Harç Ve Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesi uyarınca, davacı derneğin harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde yargılama giderleri arasında hesaplanan harçtan sorumlu tutulması hatalı olmuştur.
Bu hususlar bozma sebebi ise de, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
4- Diğer yandan, gerekçeli kararın başlık kısmında dava tarihi 01.08.2014 olarak yazılması gerekirken 22.01.2018 olarak yazılmış olup bu hatanın da mahallinde mahkemece düzeltilmesi gerekmektedir.
F.K.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/10908, K. 2018/18027, 10 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama