KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/1270 E., 2018/5964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının el yazısı ile yazdığı istifa dilekçesi ile ihbar süresi sonunda işten ayrılacağını bildirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesinin davacı-işçi tarafından haklı sebeple feshedildiği kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kabulüne karar verilen fazla çalışma ücreti alacağı yönünden dava dilekçesinde istenen ve ıslah ile artırılan miktarların hüküm fıkrasında açıkça gösterilmeyerek infazda tereddüt oluşturulması; anılan alacak kalemi, geniş anlamda ücret niteliğinde olup, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi gereğince, gününde ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesinin gerekliliği karşısında, talebe göre bu husus gözetilmeden hüküm kurulması hatalıdır. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca düzelterek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/1270, K. 2018/5964, 7 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama