KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/12922 E., 2018/20481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2018
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin, ... sözleşmesinde davalı işveren tarafından yapılan esaslı değişikliği kabul etmemesi üzerine ... sözleşmesinin geçerli nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğinin tespiti ile davalı şirkete iadesini, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreler için ücret ve diğer tüm haklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, işyerinde çalışma sisteminin değiştirilmesi yönünde alınan işletmesel karar kapsamında yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince toplanan kanıtlara dayanılarak, feshin geçersizliğine ve davanın kabulüne dair verilen kararın; kapatılan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 29.11.2016 tarih 2016/16092 Esas 2016/20209 Karar sayılı ilamı ile, fesih tarihinde davalıya ait işyerinde ... vardiya sisteminde davacının eğitim durumu ve niteliklerine göre çalışabileceği bölümler olup olmadığı, vardiya değişikliği düzenini kabul etmeyen davacının çalıştırılabileceği bölümlere fesihten önce ve sonra yeni işçi alınıp alınmadığı,
işyerinde bahsedilen vardiya düzeninin fiilen uygulanıp uygulanmadığının insan kaynakları ve endüstriyel ilişkiler alanında uzman bilirkişi, şirketin faaliyet alanında uzman ve hukukçu bilirkişiden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetiyle davalı işyerinde keşif yapılarak feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı somut olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama neticesinde mahkemece feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz: Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2- Taraflar arasında feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama neticesinde, mahkemece dosya kapsamına ve alınan 31.01.2018 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak kıdemli bakım teknisyeni olarak görev yapan davacının; davalı işyerinde vardiya düzeni dışında kalan Planlı Bakım Departmanında çalışabileceğinin tespit edilmesine rağmen söz konusu bölümde fesih öncesi ve sonrası boş kadro olmaması, davacının vardiya dışı kalan bölümlerde istihdam imkanının bulunmaması, fesih öncesi ve sonrası davacının eğitim durumu ve görevine uygun işçi istihdamı yapılmaması nedeni ile feshin geçerli olduğunu kabul ederek davanın reddine karar vermiştir.
Dairemizin temyiz incelemesinden geçen emsal nitelikteki 2018/4349 Esas sayılı dosyada feshin geçersizliğine karar verildiği tespit edilmiştir.
Emsal nitelikteki Dairemiz ilamı ile temyize konu dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; çalışma koşullarının esaslı şekilde değiştirilmesi niteliğindeki değişiklik teklifinin davalı yanca uygulanması sırasında feshin son çare olması ilkesine aykırı biçimde davranıldığı ve geçerli bir işletmesel bir karar bulunmakla birlikte, bu kararın uygulanmasında ve özellikle feshe başvurulmasında ölçülü davranılmadığı anlaşılmakla, geçerli bir fesih nedeninin varlığının davalı tarafından kanıtlanamadığı ve davacının ... sözleşmesinin feshinin geçersiz olduğu açıktır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkeme hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/12922, K. 2018/20481, 1 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama