KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/15007 E., 2019/3103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.02.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; kıdem tazminatı alacağına fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalıdır.
Diğer taraftan yıllık izin ücreti alacağı bakımından sadece dava dilekçesinde talep edilen tutarın hüküm altına alındığı; fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücretleri ile aylık ücret alacakları yönünden ise dava dilekçesinde talep edilenden daha az tutara hükmedildiği; temerrüt tarihinin ise dava tarihinden sonraki bir tarih olduğu dikkate alındığında; yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücretleri ile aylık ücret alacaklarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmelidir.
Hüküm altına alınan ihbar tazminatı açısından ise, dava dilekçesinde talep edilen tutara dava tarihinden itibaren, bakiye kısma ise temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmelidir. Mahkemenin bu yönlere aykırı kabulü de hatalıdır.
Faiz türü bakımından ise, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 4/a maddesinde yer alan “Sözleşmede daha yüksek akdî veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” şeklindeki hükmün dikkate alınmaması yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan hatalı yönler bozma sebebi ise de, hataların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde davacı yararına düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/15007, K. 2019/3103, 13 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama