İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/1888 K.2018/4746

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2018/1888Karar2018/4746Tarih26 Şubat 2018Okuma6 dk · 1.276 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2018/1888 E., 2018/4746 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Şubat 2018
Mahkemesi
.Hukuk Dairesi
Dava türü
İŞE İADE
Mahkemesi
İŞ MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.276 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı isteminin özeti:

Davacı vekili, müvekkili davacının davalı şirket bünyesinde 08/03/2013-15/12/2016 tarihleri arasında reyon görevlisi olarak çalıştığını, işçilerin iş ve çalışma koşullarındaki olumsuzluk sebebiyle çalışanlardan ...’ın sendikal örgütlenmeyi sağlamak adına girişimlere başladığını, bu hususta ...Koop İş Sendikası ile görüşmelere başlandığını, davacı ile ... isimli çalışanların ... ile sendika hakkında görüştüklerini, davacının sendikaya üye olmak istediğini söylediğini, bu durumu öğrenen işverenin davacı, ... ve ...'ın iş akdini 15/12/2016 tarihinde hiçbir haklı ve geçerli neden göstermeksizin sonlandırdığını,

feshin altında yatan gerçek nedenin davacının sendika üyesi olmasını engellemek ve işyerinde sendikal örgütlenmenin önüne geçmek olduğunu beyanla feshin geçersizliğine, davacının işine iadesi ile sendikal tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı cevabının özeti:

Davacının çalıştığı süre içerisinde dava dilekçesinde bahsettiği kişilerle birlikte hareket ederek işyerinin sükununu bozduğunu, markette alışveriş yapan müşterilere rahatsızlık verdiğini, feshin son çare olması ilkesi de dikkate alınarak davacının iş akdinin 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/II-b bendi uyarınca feshedildiğini, ayrıca davacının sendika üyesi olmadığını, müvekkili şirkette çalışırken herhangi bir sendikal faaliyette bulunmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme kararının özeti:

Mahkemece, davalı işverenin feshin gerekçesini açıkça bildirmediği, feshin nedeni konusunda hiçbir gerekçeye dayanmadığı, haklı nedenle fesih durumunu da ispat edemediği gerekçesiyle davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersiz olduğu ve davacının işe iadesine; iş akdinin sendikal faaliyet nedeniyle sona erdiğine dair yeterli kanaat oluşmadığı gerekçesiyle de davacının sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İstinaf başvurusu:

Karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:

Bölge Adliye mahkemesi tarafından özetle; davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği, ancak davacının sendika üyesi olmadığı, ... Koop-İş Sendikasının davalı işyeri ile ilgili olarak yetki tespit başvurusunda bulunmadığı, işyerinde çalışmaya devam eden 31 işçinin olduğu ve istifa eden işçi bulunmadığı, sendikal örgütlenmenin davalı tarafından engellendiğine dair delil bulunmadığı, dolayısıyla feshin sendikal nedene dayanmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Temyiz:

Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

Taraflar arasındaki uyuşmazlık feshin, sendikal nedene dayanıp dayanmadığı noktasındadır.

Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.

İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.

Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2009/9-373 esas sayılı kararında; maddi bir olay niteliği taşımayan niyetin ve saikin sendikal nedenlerden kaynaklandığının ispat güçlüğü ortadadır. İşverenin dış dünyaya yansıttığı görünüşteki iradesi (geçerli veya haklı nedene dayanarak yaptığı fesih işlemi) ile gerçek iradesi arasındaki perdeyi kaldırmanın ve gerçek iradesine (saikine) ulaşarak buna hukuki sonuçlar bağlamanın tek yolu fiili karinelerdir.

Sendikal fesih karinesi; işçi ve işveren tarafından işverenin görünüşteki fesih iradesinin arkasına geçerek, gerçek fesih iradesi ve amacının sorgulayacak nitelikte açık ve kesin olan, iş ilişkisinin devamı sürecinde kronolojik olarak gerçekleşen olaylardan hareketle işçinin sendika üyeliği veya sendikal faaliyetinin işvereni fesih işlemine yönelttiği şeklinde hakimin çıkardığı sonuçlardır.

Sendikal fesih karinesi iş hukukuna özgü fiili karine olup işçi ve işveren tarafının iddialarının doğruluğu hakkında hakimin kanaat oluşturmasına yarayan; çalışma yaşamı, sendikal yaşam, toplu görüşmeler, iş ilişkileri ve iş yargısı tecrübelerine dayanan değer yargılarıdır. Bu sonuçlar ve değer yargıları feshin sendika üyeliği veya sendikal faaliyet nedeniyle yapıldığı iddiasını artırıyor ise sendikal fesih karinesinin varlığı kabul edilmelidir şeklinde karar vermiştir.

Dosya içeriğine göre, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir. Ancak, davacı iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğini iddia etmiştir.

Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden davacının sendika üyesi olmadığı, işyeri bakımından herhangi bir yetki tespit başvurusunda bulunulmadığı, işyerinde fesih tarihine kadar sadece bir sendikalı işçinin istifasının bulunduğu anlaşılmış olup tanıklar tarafından işyerinde sendikal faaliyet icra edilmediği belirtilmiştir.

Hal böyle olmakla birlikte, davalı işyerinde sendikalaşma sürecinin başlangıç aşamasında olduğu, davacının ve ... ile ... isimli çalışanların işyerinde sendikal örgütlenmede öncü rol oynadıkları, diğer iş arkadaşlarını sendikaya üye olma konusunda teşvik ettikleri, sendikal faaliyetlerin, toplantıların işyeri dışında gerçekleştirildiği davacı ... olarak dinlenen ...-... İş Sendikası ... şube başkanı ... ve diğer ...’ün beyanı ile sabittir.

Davacının bu eylemlerinin işyerinde bilindiğinin ise davacı ...’ın beyanları ile davalı tanık ...’ın “... son zamanlarda işyerinde sendika ile ilgili birtakım şeyler duydum...” şeklindeki beyanı ile kısmen doğrulandığı kabul edilmelidir.

Her ne kadar dinlenen tanıklar tarafından somut bir sendikal baskı bulunduğu ifade edilmemiş ise de, davacı ile birlikte öncü rol üstlenen çalışanların işyerinde bu faaliyetlerin bilinmesinden, isimlerinin işverenlikçe öğrenilmesinden çekindikleri dosya kapsamında yer alan ... ve ... arasındaki mesaj tutanaklarından anlaşılmaktadır.

Üstelik davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, davacının, ... ve ... isimli kişilerle birlikte işyeri sükununu bozdukları ifade edilmiş ise de, sükun bozan davranışa ilişkin başkaca somut bir olgunun ileri sürülmediği hususu göz önünde bulundurulduğunda, davalı işverenin işyerinde örgütlenme sürecinin başlangıcına ilişkin faaliyetleri sükun bozan bir durum olarak nitelendirdiğini ve sendikalaşma sürecinin baştan önüne geçebilmek adına bu süreçte öncü rol oynayan davacının iş akdine son verdiğini kabul etmek gerekir.

Benzer gerekçelerle emsal nitelikteki, davalı işyerinde davacı ile birlikte sendikal örgütlenmede öncü rol üstlenen çalışan ...’ın davalı aleyhine işe iade ve sendikal tazminat talepleri ile açmış olduğu dava, ... 2. İş Mahkemesinin 2016/611 Esas ve 2017/282 Karar sayılı ilamı ile feshin sendikal nedenle yapıldığı gerekçesiyle kabul edilmiş olup, davacı lehine sendikal tazminata hükmedilmiş, karar Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 14/11/2017 tarih, 2017/3729 esas ve 2017/2798 karar sayılı ilamı ile kesinleşmiştir.

Açıklanan nedenlerle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. HD. kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesi ile feshin sendikal nedene dayandığının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Hüküm:

1- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/3072 esas 2017/2298 karar sayılı kararı ile, ... 1. İş Mahkemesi'nin 2016/1096 esas, 2017/401 karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, ve davacının İŞE İADESİNE,

3-Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih sebebi dikkate alınarak takdiren davacının bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesine,

4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,

5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 35,90 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 2.180,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 413,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

8-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.02.2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/1888, K. 2018/4746, 26 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1888
Karar No
2018/4746
Tarih
26 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/1888 K.2018/1043
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/1889 K.2018/961
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/1891 K.2018/962
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/1891 K.2018/2343
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/1891 K.2018/3499
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/1892 K.2018/3154

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.