KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/1972 E., 2018/12051 K.·Bölge Adliye
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait fabrikada işçi olarak çalışan müvekkilinin iş akdinin işverence haklı bir neden bildirilmeksizin ve sözlü olarak feshedildiğini, ayrılış bildirgesinde fesih nedeni olarak kod 04 ibaresi ile iş akdinin işverence haklı bir sebep bulunmaksızın sonlandırıldığının bildirildiğini, işverence gerçekleştirilen feshin yazılı olmadığı gibi fesih öncesinde müvekkilinin savunmasının da alınmadığını, feshin son çare de olmadığını ileri sürerek, işe iadesine ve kanuni haklarının belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin tüm hak ve alacakları ödenmek suretiyle geçerli nedenle feshedildiğini, işyerinde bir çok kez uyarılmasına rağmen davacının çalışma kurallarına aykırı davranarak ve huzursuzluk çıkartarak çalışma ahenk ve disiplinini bozduğunu, işyerinde çalışma arkadaşları ve yöneticileriyle uyumlu çalışamadığını, geçimsiz olduğunu, davacıdan savunma istenildiğini ancak savunmasını yazılı şekilde vermeyi reddettiğini, bunun üzerine iş akdinin 20.05.2016 tarihinde feshedildiğini, yazılı fesih bildirimini almaktan da imtina ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının çalışma kurallarına aykırı davranması, çalışma arkadaşlarını birbirine düşürmesi ve iş ortamındaki motivasyonu olumsuz şekilde davranışlarından dolayı etkilemesi, iş yerinde dedikoduya sebebiyet vermesi, işverenin çeşitli uyarılarına rağmen davranışlarını değiştirmemesi, usulen savunmasının istenilmesiyle ilgili savunma vermeyi reddetmesi gibi negatif tutum ve davranışlar içerisinde olduğu, davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisinin devamının davalı işveren açısından beklenemez bir hal aldığı ve feshin geçerli sebebe dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince işyeri kayıtları ve tanık beyanlarından davacının işyerinde çalışmakta iken laf taşıyarak huzursuzluk çıkardığı, çalışma ahenk ve disiplinini bozduğu, işçinin davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı anlaşıldığından, feshin geçerli sebebe dayandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilip edilmediği noktasındadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedene dayandığını kabul etmek gerekecektir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, 01.07.2015 tarihinden beri işyerinde çalışan davacının iş sözleşmesinin 20.05.2016 tarihli fesih bildirimi ile arkadaşlarıyla uyumsuzluk içerisinde olduğu, agresif tavırlar sergileyerek iş huzurunu bozduğu ve anlaşmazlıklar yaşadığı gerekçesiyle geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Fesihten önce işçiden istenilen savunma istem yazısında da aynı hususlar belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta işveren tarafından genel ve soyut nitelikte olacak şekilde fesih gerekçeleri ifade edilmiş olmakla birlikte somut ve denetlenebilir olay yahut olgular ortaya konulmamıştır. Tanık beyanlarında ifade edilen hususlar da aynı nitelikte olup, fesih için geçerli sebep teşkil edecek derecede iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği bir durum kanıtlanamamıştır. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü yerine yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükümlerin bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/1972, K. 2018/12051, 17 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama