İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/2006 K.2018/6062

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2018/2006Karar2018/6062Tarih7 Mart 2018Okuma6 dk · 1.210 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2018/2006 E., 2018/6062 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2018
Mahkemesi
. Hukuk Dairesi
Dava türü
İŞE İADE
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.210 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 30.03.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 08.08.2016 tarihinde işverence feshedildiğini, feshin haklı ve geçerli bir sebebe dayanmadığını ileri sürerek, feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının özellikle 2016 yılının Mayıs ayından itibaren ekip şikayet akış kapatma ortalamasının altında kalarak, operasyon değerlerini olumsuz etkilemesi sebebiyle sık sık savunmasının alındığını, davacıya sözlü ve yazılı olarak uyarılar yapıldığını, davacının durumunda herhangi bir düzelme olmaması sebebiyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-h maddesine göre haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Mahkemece, yedi yıllık çalışan olan davacının son üç ayda akış kapatma ortalamasının altında kalması sebebiyle doğrudan iş sözleşmesinin feshinin ağır bir yaptırım olduğu, davacının performansını geliştirecek hiçbir önlemin alınmadığı değerlendirilerek davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının davalı şirketteki işine iadesine, işe başlatılmama halinde davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının davacının beş aylık brüt ücreti olarak belirlenmesine, davacının süresi içinde başvurması halinde hak kazanacağı en çok dört aya kadar ücret ve haklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu:

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının kıdemli bir çalışan olduğu ve terfi ettirilerek müşteri şikayetlerinin değerlendirildiği birimde görevlendirildiği, bu birimde başarısız olduğu sonucuna varılsa dahi, başka bir birimde görevlendirilmesi düşünülmeden iş sözleşmesinin feshedildiği, mahkemece davalının haklı fesih savunmasına karşılık mahkemece geçerli sebep bağlamında değerlendirme yapılmış ise de, mahkemece verilen kararın sonucu itibariyle yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Temyiz:

Karar yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığı noktasındadır.

İşverenin yönetim hakkı kapsamında verdiği talimatlara işçi uymak zorundadır. İşçinin talimatlara uymaması işverene, duruma göre iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle fesih hakkı verir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-h alt bendinde, işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi hali, haklı fesih sebebi olarak düzenlenmiştir. Buna karşılık, işçinin işini uyarılara rağmen eksik, kötü veya yetersiz olarak yerine getirmesi ise geçerli fesih nedenidir. İşçi görevini uyarıya rağmen hiç yerine getirmezse, işveren haklı sebeple derhal fesih hakkını; eksik, kötü yetersiz bir biçimde yerine getirirse geçerli fesih hakkını kullanabilecektir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının iş sözleşmesi işverence, 2016 yılı mayıs haziran temmuz ayı içerisinde ekip akış kapatma ortalamasınn altında akış kapatarak operasyon değerlerini olumsuz yönde etkilediği, konuyla ilgili olarak birçok defa uyarılmasına rağmen aynı durumun devam ettiği, herhangi bir çaba ve düzelme göstermediği, 28/07/2016 tarihinde son kez savunmasının talep edildiği, savunmada da kabul ettiği üzere kişisel sorunlarını işe yansıtarak işini yerine getirmediği, ekip ortalamasının oldukça altında kalarak şirketi olumsuz etkilediğinin tespit edildiği, bu hususun son bir uyarı mahiyetinde tebliğ edildiği,

ancak 28,29,30 temmuz ile 1,2,3, ağustos tarihlerinde akış kapatma sayısının ekip ortalamasının altında kalması sebebiyle şirketin üretim ve verimliliğini olumsuz yönde etkilemeye devam ettiği, tüm ikazlara rağmen görevini yerine getirmemekte ısrarcı davrandığı, 04/08/2016 tarihli savunmasında da bu durumu kabul ettiği, belirtilerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-h maddesi uyarınca 08/08/2016 tarihinde haklı sebeple feshedilmiştir.

İlk derece mahkemesince, davacının iş sözleşmesi akış kapatma ortalamasının altında kalması sebebiyle davacının yetersizliği nedenine dayalı olarak feshedilmiş ise de, dinlenen tanık anlatımlarına göre, davacının müşteri şikayetlerinden oluşan akışları değerlendirip çözüm üretilmesi için ilgili birimlere yönlendirdikten sonra, son olarak akışı müşteriye geri bildirim yaparak kapatması gerektiği, böylece akış kapatma sürelerinin değişkenlik gösterdiği, davacının zaman zaman başka birimlere de destek olması gerekmesine rağmen, bu durumun performans değerlendirmesinde dikkate alınmadığı, performansı düşük işçiye düzeltme süreci verilmediği,

yedi yıllık çalışan davacının iş sözleşmesinin son üç aydaki akış kapatma ortalamasının altında kalması sebebiyle feshedilmesinin ağır bir yaptırım olduğu, performansın geliştirilmesi için hiçbir önlem alınmayarak doğrudan fesih yoluna gidilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle feshin geçerli sebebe dayanmadığı sonucuna varılmıştır.

Ne var ki, dosya içeriğine göre, davacıya bir çok kez akış kapatma ortalamasının altında kalması sebebiyle yazılı olarak uyarıda bulunulduğu, bazı uyarı yazılarında davacının imzadan imtina ettiği ifade edilmesine rağmen, davacının söz konusu uyarı yazılarını ve içeriklerini inkar etmediği; davacıdan çeşitli zamanlarda aynı konu ile ilgili olarak savunma talep edildiği anlaşılmaktadır.

Davacının savunmalarında genel olarak, akış kapatma ortalamasının altında kaldığına yönelik iddiayı kabul ettiği, maddi sıkıntılarının olduğunu, şahsi sorunları sebebiyle işine odaklanamadığını ifade ettiği, dosyada mevcut belgeler ile sabittir.

Özellikle 10.05.2016 tarihli savunmasında, akış kapatma ortalamasının altında kaldığını kabul ettiği ve tazminatı ödenirse kimseye kırgın olmayacağını ifade ettiği; bunun dışında 04.02.2016, 29.03.2016, 05.04.2016, 20.04.2016, 04.05.2016, 13.05.2016, 23.05.2016, 26.05.2016 tarihli savunmalarında da şahsi problemleri sebebiyle işini gereği gibi yerine getiremediğini belirttiği anlaşılmaktadır.

Davacı son savunmasında ise, önceki geri bildirimlere göre performansını düzeltmek için elinden geleni yaptığını, ancak sayısal verilere yansıtamadığını ifade etmiş olup, bu belgelere göre, davacının mevcut görevindeki yetersizliğini kabul ettiği açıktır. İlk derece mahkemesi kararında da belirtildiği gibi, davacı kıdemli bir çalışan olup, terfi ettirilerek mevcut bölümde görevlendirilmiştir. Davacının yetersizliği davacının şahsına ilişkindir.

Tanıklar, davacının çalıştığı şikayet biriminde müşterinin şikayetinin türüne göre akış kapatma oranının değişebileceğini ifade etmekle birlikte, davacının yaptığı işe ilişkin kurallara vakıf olduğunu ifade etmiştir.

Davacı, kişisel problemler ve yaşadığı maddi sıktıntılar sebebiyle işe odaklanamadığını belirttiğine göre, feshin son çare olması ilkesi bağlamında değerlendirme yapılarak, davacıya başka bir görev veya daha önceki görevin teklif edilmesi feshin geçerlilik denetimine yönelik değerlendirmede sonuca etkili değildir.

Davacının bulunduğu ekip içindeki akış kapatma oranının ekip ortalamasının çok altında (örneğin ekip ortalaması 11-12 iken, davacının 1-2 ortalama yaptığı) olduğu, bazı günler hiç akış kapatmadığı, üç aylık dönemde akış kapatma oranında hiçbir değişiklik veya kısmen de olsa düzelme bulunmadığı, davacı hakkında bir çok kez tutanak tutularak, davacıya yazılı uyarılar yapıldığı, dosya kapsamı ve tanık anlatımları ile sabittir.

Bu itibarla, somut olay yönünden bu durumun haklı sebep oluşturmadığı yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde ise de, feshin geçerli sebebe dayanmadığına dair değerlendirme isabetli bulunmamıştır. Davacının feshe konu davranışları eksik, kötü ve yetersiz ifa olarak kabul edilerek, feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Belirtilen sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda belirtilen nedenlerle;

1-... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarih, 2017/2367 esas, 2017/2155 karar sayılı kararı kararı ile ile ... 1. İş Mahkemesinin 07.09.2017 tarih, 2016/725 esas, 2017/470 Karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-Davanın REDDİNE,

3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 35,90 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 150,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 2.180,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgisine iadesine 07.03.2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/2006, K. 2018/6062, 7 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2006
Karar No
2018/6062
Tarih
7 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/2006 K.2018/2386
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/2007 K.2018/2375
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/2007 K.2018/6019
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/2007 K.2018/1660
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/2008 K.2018/6020
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/2008 K.2018/1661

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.