KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/3173 E., 2018/11301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 16/09/2010-19/03/2015 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin arkadaşlarıyla birlikte sendikaya üye olması nedeniyle, davalı işverence iş aktinin feshedildiğini beyanla, işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın usul yönünden reddini talep ettiğini zira, davacıya çıkışından 1 ay önce 19.02.2015 tarihinde fesih bildirimi tebliğ edildiğini,davacının ad ve soyadını yazarak imzaladığını, ancak işbu davanın 1 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını;müvekkili şirkette hammadde temin edilemediğini ve işletmenin yaşadığı ekonomik kriz nedeniyle davacının iş aktinin haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin feshinin geçerli nedene dayandığı davalı tarafça ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiş; Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 09.11.2016 tarih, 2016/21783 esas 2016/18589 karar sayılı ilamı ile davacının okur yazar olup olmadığı üzerinde durularak, 19.02.2015 tarihli ve davacıya imza karşılığı tebliğ edildiği görülen fesih bildiriminin içeriği konusunda davacının yöntemince haberdar edilip edilmediğinin araştırılmasına yönelik bozulmasının ardından, Mahkemece, davacının okuma yazmasının olmadığı, kendisine imzalatılan belgenin içeriğinden haberdar olmadan imzalanmış olduğu, bu bakımdan davanın süresinde açılmış olduğunun kabulü ile feshin geçersiz olduğuna ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Tüm dosya kapsamı,bilgi,belge ve deliller incelendiğinde,davacı işçi ,davalıya ait işyerinde belirsiz süreli iş akdine dayalı olarak çalışırken,iş akdi davalı işveren tarafından feshedilmiş olup,dosya içerisinde bulunan 19.02.2015 tarihli fesih bildirimi ile davacının iş akdinin 19.03.2015 tarihinde sona erdirileceğinin tebliğ edildiği, davacının ad ve soyadını yazarak imzaladığı,
işbu davanın ise 07.04.2015 tarihinde açıldığı,bu haliyle dava açma süresi 19.02.2015 tarihinde tebliğ ile başlayacağından 1 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.Her ne kadar davacı tanığı, davacının okur yazar olmadığını beyan etmiş ise de davacının, duruşmada “fesih yazısı altında yer alan ismi ben yazdım ve imzayı ben attım” şeklindeki beyanına, tanığın “davacının işten çıkarıldığı tarihlerde başka işçiler de işten çıkarıldı” beyanına, işverene karşı aynı şekilde çok sayıda dava açılmış olup,
bu davalarda 1 aylık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle red kararı verilip Dairemizce de bu kararların onanması hususlarının da göz önünde bulundurulması sonucunda, davacıya tebliğ edilen fesih bildiriminin içeriğinin davacı tarafından bilindiği ve önelli fesihlerde dava açma süresinin feshin tebliği tarihinden itibaren başlayarak 1 aylık süre içinde açılması gerektiğinden , hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/3173, K. 2018/11301, 9 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama