KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/3700 E., 2018/8684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2018
- Mahkemesi
- ... 8. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacının güvenlik görevlisi olarak alt işveren nezdinde çalıştığını iş akdinin 13/11/2015 tarihinde sona erdirildiğini, feshin haksız olduğunu belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ...Ş. vekili; husumet itirazı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işverenlik ilişkisinin olmadığını, davacının görevini gereği gibi yerine getirmediğini alt işveren tarafından uyarılmasına rağmen iş akdine son verilen işçiye tazminat ödemesi yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş vekili; davacının çalıştığı süre boyunca görevinin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmemesi ve yeterli performansı gösterememesi nedeniyle iş akdine işveren tarafından geçerli nedenle son verildiğini, tazminatlarının ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin 13/11/2015 tarihinde görevinin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmemesi ve performansının yeterli bulunmaması gerekçeleri ile davalı işveren ... Güvenlik A.Ş. tarafından feshedildiği işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığı, esas fesih nedeninin işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı olduğu, bu hususta davacı işçinin kusurunun bulunduğu yönünde işverenin kanaatinin olduğu ancak bu hırsızlık olayı ile ilgili olarak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının savunmasının alınmamış olması, kusurunun tespit edilememesi ile işverenin haklı fesih için gerekli olan sürede akdi feshetmemiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Ancak işe iade hükmü kurulurken, hangi işverenin nezdinde işe iade edildiği belirtilmeksizin davalılar nezdinde ve çalışmış olduğu güvenlik personeli olan işine iadesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere davalı ...Ş. tarafından performans yetersizliği nedeniyle davacının iş sözleşmesi feshedilmişse de bu hususun ispatlanamadığı, davalı ...Ş. vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu.
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Kanuna uygun şekilde kurulan alt ve asıl işveren ilişkisinde, işe iade davasının her iki işverene birlikte açılması halinde, iş akdinin haklı ve geçerli bir nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği halde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası mali yükümlülüklerden alt işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu hususlar gözardı edilerek hangi işverene işe iade edildiği belirtilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/3700, K. 2018/8684, 16 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama