KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/4004 E., 2018/12573 K.·Bölge Adliye
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı Mavi .... Yem Hammaddeleri ve Geri Dönüşüm Mad. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş akdine geçerli bir neden olmadan son verildiğini öne sürerek feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş akdine haklı nedenle son verildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, iş akdinin işverence geçerli bir neden olmadan sonlandırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davanın davalı Kılıç .... A.Ş. yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı Mavi .... Yem Hammaddeleri ve Geri Dönüşüm Mad. vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir.
Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Kanuna uygun şekilde kurulan alt ve asıl işveren ilişkisinde, işe iade davasının her iki işverene birlikte açılması halinde, iş akdinin haklı ve geçerli bir nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği halde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin tarafı sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez.
Dosya içeriğine göre feshin geçersiz olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki; davalılar arasındaki tanık beyanları ve davalıların yargılama sırasındaki ikrarları da gözönüne alındığında asıl-alt işverenlik ilişkisinin mevcut olduğu sabittir. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası mali yükümlülüklerden alt işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken asıl işveren hakkında husumetten red kararı verilmesi isabetli olmamıştır. Bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/4004, K. 2018/12573, 21 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama