KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/4705 E., 2018/7593 K.·Bölge Adliye İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2018
- Mahkemesi
- Hukuk Dairesi
- Dava türü
- ALACAK
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde önceleri mevsimlik işçi daha sonra ise kadrolu işçi olarak çalıştığını, emekli olarak işyerinden ayrıldığını, çalışma döneminde kullandırılmayan yıllık izin hakkının ücrete dönüştüğünü, kıdem tazminatı ve izin alacağının eksik ödendiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca yapılacak yargılama ve toplanacak delillerle belirlenmesinden sonra ödenmeyen kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücret alacağının belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi gereğince, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.
Aynı Tarifenin 13/1. maddesi, “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 9. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10. maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” ve 13/2. maddesi “Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesinde kıdem tazminatı için 1,00 TL, yıllık izin ücreti için 1,00 TL olmak üzere toplam 2,00 TL talep edilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince davanın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş ve davalı lehine 1.980,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Dosya içeriğine göre; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2, 13/1 ve 13/2. maddeleri gereğince davalı lehine 0,24 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.980,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamıştır.
Açıklanan husus bozma sebebi ise de, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, yukarıda esas ve karar numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI; yine yukarıda esas ve karar numarası yazılı olan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASI uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/4705, K. 2018/7593, 22 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama