KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/5332 E., 2018/12792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
1.027 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 6 yıldır ... Ağız ve Diş Sağılığı Hastanesinde klinik destek personeli olarak çalıştığını, haksız ve bildirimsiz olarak işten çıkarıldığı, müvekkilinin çalışmasının kesintisiz olmasına rağmen sürekli olarak işe giriş-çıkışlar yapıldığını, müvekkilinin en son davalı ... İnş. Med. Tem. Tur. San. Ve Tic. Ltd.
Şti.'de sigorktalı olarak gösterildiğini, müvekkilinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2017 yılı asgari ücrete zam oranı hakkındaki açıklaması sonrasında, beklentisinin karşılanmaması nedeniyle duygusal hareket ettiğini ve sosyal medya hesabından eleştiri mesajı yazdığını, bu eleştirinin yanlış anlaşılmaya sebep olacağı düşüncesiyle özür mesajı yayınladığını, davalı asıl işveren hastane müdürü ...'ın müvekkilinin devlet büyüklerine hareket ettiği düşüncesiyle alt işverene müvekkilinin iş akdinin feshedilmesi için baskı uyguladığını, müvekkilinin böyle bir amacının olmadığını,
müvekkilinin yaptığı işlerde elinden gelen bütün gayreti gösterdiğini, zor çalışma şartlarına rağmen işini tam anlamıyla layıkıyla yerine getirdiğini, ancak 15.02.2017 tarihinde idare tarafından müvekkilinin iş akdinin feshedildiğinin sözlü olarak söylendiğini, müvekkilinin iş akdinin davalı işveren tarafından 15.02.2017 tarihinde 4857 sayılı iş Kanunu'nun 25/II. maddesi uyarınca 29 kodlu (iş veren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih) feshedildiğini beyan ederek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Sağlık Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde, davacının, ... Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinin açmış olduğu ihaleyi üslenen ... İnş. Med. Tem. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. de firma elemanı olarak hastane bünyesinde çalıştığını, davacının Facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki hesabından yapmış olduğu paylaşımla; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ...'na hakaret ettiği tespit edildiğini, neticesinde diğer davalı şirket tarfından belgelerden de anlaşılacağı gibi işveren tarafından haklı nedene dayanarak haklı olarak iş sözleşmesini feshettiğini,bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket davayı kabul ettiğine dair beyanda bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, Davacının paylaşımıyla ilgili yazı davalı alt işverence 03.01.2017 günü tebliğ edilip, savunma hakkı verilen, davacının 10.01.2017 tarihinde savunma yaptığı, iş akdinin feshinin 10.01.2017 tarihinden itibaren 6 iş günlük süre içerisinde yapıldığı belirlenmiştir.
Dosyaya sunulan davacının sosyal paylaşımları ile ilgili yazılı metin İş K. 25/2-d maddeleri gereğince haklı fesih nedenlerindendir.
Davacının alt işveren bünyesinde dahi olsa, bir kamu kurumunda çalışması dikkate alındığında, Bakan da davacının amiri ve işveren vekili konumundadır. Bu nedenle Bakan'a yapılan hakaret iş akdinin feshini haklı kılmaktadır.
Davacının iş akdinin feshi 6 günlük hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığı kabul edilse dahi bu halde fesih geçerli nedene dayanmış olacak ve davacının işe iade talebi hakkı olamayacaktır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı ve davalı Bakanlık vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; Dava işe iade davası olup, tespit davası niteliğinde olması sebebiyle tarafların üzerinde serbest tasarruf edebileceği davalardan olduğundan, işçinin iade edileceği alt işverenin davayı kabul etmesi sebebiyle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi hatalı olmuştur.
Asıl işveren olan Bakanlık 4857 sayılı Yasa'nın 2/6 maddesine göre yasa gereği garantör sorumlu sıfatıyla, yasalara uygun olarak kurulan asıl işveren-alt işveren ilişkisi sebebiyle, alt işverenin işçilerine karşı, o işyeri ile ilgili olarak, bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Bu nedenle davalı Bakanlığın istinafı konusuz kalmaktadır.
Bu durumda, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, davalı Bakanlığın istinaf talebinin reddine, davacının istinaf talebinin kabulü ile mahkemenin kararının kaldırılarak, davacının hizmetinin 5 yıl 8 ay 6 gün olması da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta; davacının iş sözleşmesinin yazılı fesih tebliği olmadan davalı işverence feshedildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça açılan işe iade davasında davalı şirket davayı kabul etmiş, davalı Sağlık Bakanlığı ise davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesin'ce davacının sosyal medyada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'na hakaret ettiği bu nedenle iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı ve davalı Sağlık Bakanlığı'nın istinaf yoluna başvurmaları üzerine, Bölge Adliye mahkemesi'nce alt işverenin davayı kabul etmesi sebebiyle, işe iade talebinin kabulüne dair karar verilmiştir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi'nce davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiş ise de, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması hatalı olmuştur.
Davalı alt işverenin davayı kabulüne dair beyanının davalıyı bağlayacağı bu nedenle mali haklardan davalı şirketin sorumlu tutulması dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/5332, K. 2018/12792, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama