KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/7056 E., 2018/19329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin hafta tatili çalışma düzenine ilişkin kısmında esaslı değişiklik yapılması ve davacının bu esaslı değişikliği kabul etmemesi üzerine iş akdinin 19.12.2014 tarihinde feshedildiğini iddia ederek işe iadesini, işe başlatılmaması halinde kıdemine uygun işe başlatmama tazminatı ödeneceğinin belirlenmesini, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücretinin tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin fabrika üretim alanlarını en efektif ve ergonomik şekilde yeniden düzenlemek ve üretim kapasitesi ve karşılığını arttırmak amacıyla 7x24 çalışma düzenine geçilmesi yönünde işletmesel karar aldığını, ancak davacının bu çalışma düzenini kabul etmediğini, davacının hafta sonu sabit hafta tatili beklentisine uygun başka bir pozisyon da bulunmaması sonucunda ihtiyaç fazlası eleman durumunda olması nedeniyle iş akdinin geçerli nedenle sona erdirildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı üzerine alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının 7 aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli sebebe dayandığı ispatlanmamış olmasına göre mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal sebeple yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre, söz konusu tazminatın davacının 7 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının 6 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/7056, K. 2018/19329, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama