KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/861 E., 2018/8036 K.·Bölge Adliye İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
- Mahkemesi
- Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
- Mahkemesi
- . İŞ MAHKEMESİ
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 02.06.2008 tarihinden 05.08.2016 tarihine kadar davalıya ait işyerinde postabaşı yardımcısı unvanıyla çalıştığını, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine ve 1yıl 1 aylık ücreti tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş saatleri içerisinde gruplar halinde bir araya gelmek suretiyle, asıl iş dışında başka işlerle uğraştığı, mesai saatlerinde iş arkadaşlarının işlerini aksatmaya sebep olacak şekilde fuzuli yere meşgul ettiği, verilen işlerden başka işlerle meşgul olduğu, çalışanlar arasında gruplaşmaların oluşmasına sebebiyet vererek işyerinin çalışma barışını, düzen ve disiplinini bozacak fiil ve davranışlarda bulunduğu, iş ahlakı ve iş disiplini ile bağdaşmayan, işverenin güvenini sarsan bu fiil ve davranışları ile diğer çalışanlar için de kötü örnek teşkil ettiği gerekçeleriyle davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesi tarafından, feshin sendikal nedenle yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, feshin, işçilerin sendikal haklarını kullanmasını engellemek amacıyla gerçekleştirildiği, mahkemenin bu yöndeki kabulünün yerinde olduğu, 6356 sayılı yasanın 25/4-5 maddeleri gereğince sendikal tazminatın 1 yıllık brüt ücret olarak belirlenmesinin yerinde olduğu belirtilerek, her iki tarafın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İşverence yapılan feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal sebeplerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18, 20 ve 21. madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanun'un yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Somut olaya bakıldığında, davacı işçi, sendika temsilcisi seçimi için imza topladıklarını, bunun üzerine iş akdine son verildiğini iddia etmiştir.
Dosyaya sunulan sendika üye kayıt fişine göre davacı işçi, Tek Gıda-İş Sendikası’na 19.06.2008 tarihinde üye olmuş ve işyerinde yıllardır bu sıfatla çalışmasını sürdürmüştür. Bu sendikanın 20.01.2017 tarihli yazısında işyerinde örgütlü olduğu, 2015/Ocak-2016/Aralık süreli TİS' in imzalandığı, işyerinde 77 sendika üyesi bulunduğu, üyelikten istifa eden olmadığı, 05.08.2016 tarihinde iş akdi feshedilen 4 işçinin üye olduğu anlaşılmaktadır.
Yine dosya durumuna göre davalı şirkette uzun yıllardır toplu sözleşme düzeni işlemekte, işçiler toplu sözleşme kapsamında istihdam edilmektedir. Sunulan imza föyüne bakıldığında da, listede başka sendikalı işçilerin de yer aldığı, listedeki işçilerden davacı dahil sadece dört kişinin iş akdine son verildiği, listedeki diğer sendikalı işçilerin hali hazırda çalışmalarına devam ettiği anlaşılmaktadır.
Tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, feshin geçerli nedene dayanmadığına yönelik mahkeme görüşü isabetli ise de, iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğinin kabulü ile hüküm kurulması hatalıdır.
SONUÇ
Belirtilen sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/861, K. 2018/8036, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama