KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/9880 E., 2018/18454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2018
- Mahkemesi
- ... 8. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
- Mahkemesi
- ... 4. İş Mahkemesi
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, kavgayı başlatan tarafın davacı olmadığı gibi kavgaya da sebebiyet vermediği, her ne kadar davacının yolcunun yüzüne doğru elini kaldırdığı anlaşılmış ise de, tüm taraf tanık beyanlarından yolcunun davacıya karşı küfür ve hakaretlerde bulunması sonucunda ve sırf yolcunun bu sözleri sebebi ile davacının bu şekilde davrandığı, olayda gerçekleşen eylem işyeri kurallarına aykırılık teşkil etmekte ise de, eylemin gerçekleşme biçimi, davacının daha önce olumsuz bir davranışının bulunmaması, yaşanan olay ile ilgili davacı hakkında bir şikayet olmadığı gerekçesine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadeye yönelik verilen kararın isabetli olduğu belirtilerek, oy çokluğuyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı H.M.K.'nın 353/1-b(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshinin haklı ya da geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığı noktasındadır.
Davacı, davalı nezdinde yolcu hizmetleri memuru olarak çalışmakta iken, iş sözleşmesi 14.11.2016 tarihinde ... Havalimanında Sunexpress ... yolcusuna fiilen saldırıda bulunması, söz konusu hareketin havalimanında tüm yolcuların gördüğü alanda gerçekleşmiş olması nedeniyle şirketin prestij kaybına uğraması, davacının bu davranışının şirket politika, prosedür ve çalışma anlayışına uygun olmaması gerekçeleri ile haklı nedenle feshedilmiş ve fesih bildirimi 21.11.2016 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir.
Dosyada olay gününe ilişkin kamera kaydının bulunduğu ve bilirkişi tarafından çözümünün yapıldığı 11.04.2017 tarihli raporda, davacının yolcunun üzerine hızlı bir şekilde yürüyerek kolundan tutmaya çalıştığı, yolcu izin vermeyince davacının sol eliyle yolcunun yüz kısmına doğru bir harekette bulunduğu, bu arada çevrede yaklaşık 6 kişinin araya girmesiyle tarafların birbirinden ayrılarak görüntüden çıktıkları tespitine yer verilmiştir.
Davacı, yolcunun kendisine sinkaflı küfürler etmesi üzerine anlık tepkiyle ittiği savunmasında bulunmuş, tanık beyanlarından da olayın, yolcunun el kol hareketleri yapması ve hakaret içeren sözler söylemesi sebebi ile meydana geldiği anlaşılmış ise de, davacının yolcunun eylemleri sebebi ile amirlerine ve güvenlik görevlilerine haber vermek yerine, yolcuya bizzat müdahale etmeye çalışması durumu iş yeri kurallarına aykırılık olup, böyle bir olayın tüm yolcuların görebileceği bir alanda gerçekleşmesi de hizmet sektöründe faaliyet gösteren davalı için prestij kaybı sebebidir.
Davacının durumu amirine yada güvenliğe bildirmek yerine bizzat müdahale etmesi, davalı işveren yönünden geçerli nedenle fesih sebebi oluşturacağından, işe iade davasının reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/9880, K. 2018/18454, 12 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama