KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/9892 E., 2018/18530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2018
- Mahkemesi
- ... 8. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
- Mahkemesi
- ... 4. İş Mahkemesi
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... Belediye Başkanlığı vekili ile ... Yay. Eğt. Tem. Sağ. Gıd. San. Tic. Ltd. Şti tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 27.10.2008 tarihinde davalı ... Başkanlığında şoför olarak işe başladığını, müvekkilinin işverenin davalı ... olduğunu, iş akdinin davalılar tarafından 31.12.2016 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini beyan ederek feshin geçersizliğine ve davacının işine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Belediyesi vekili ve Davalı ... Yayıncılık vekili cevap dilekesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı tarafça yapılan feshin haklı nedenle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının ... Belediyesindeki işine iadesine, davalı ... Belediyesi ile davalı şirket arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi mevcut olduğundan, işe iadenin mali sonuçlarından davalıların müteselsilen ve müştereken sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Taraflar arasında davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli olup olmadığı olmadığı uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.
Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur. Yazılı şekil şartına uymamak ve yazılı fesih bildiriminde, fesih sebebinin açık ve kesin olarak gösterilmemesi, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi anlamında feshin geçersizliği sonucunu doğurur.
Yine aynı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının davalı ... ile hizmet alım sözleşmesi yapan yüklenici şirket işçisi olarak Belediyede şöför olarak çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin, ihale süresinin bitmesi nedeni ile yazılı bildirim olmaksızın feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece davacının iş akdinin feshinin geçersiz olduğuna, davacının davalı Belediyedeki işine iadesine ve feshin mali sonuçlarından tarafların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına dair karar verilmiştir. Ancak ilk derece mahkemesi gerekçesinde davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin olduğu kabul edilmesine rağmen davacının, davalı ... Yayıncılık şirketindeki işine iadesi yerine ... Belediye Başkanlığı'ndaki işine iadesine karar verilmesi isabetsizdir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin kararlarının bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/9892, K. 2018/18530, 12 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama