İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/3554 K.2019/15132

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2019/3554Karar2019/15132Tarih4 Temmuz 2019Okuma7 dk · 1.309 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2019/3554 E., 2019/15132 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Temmuz 2019
Mahkemesi
... 7. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.309 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı sendikanın uzun yıllardır ... şube başkanlığını yaptığını, 26/03/2014 tarihinde yapılan 9. olağan genel kurulda şube başkanı seçildiğini, 16/09/2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda da şube başkanı seçildiğini, sendika disiplin kurulunun müvekkilini 16/03/2016 tarihli karar ile yapılacak ilk genel kurula kadar görevinden geçici olarak ihraç ettiğini, açılan dava sonucunda geçici ihraç kararının mahkemece iptal edildiğini, davalı sendika genel merkezinin 25/11/2016 tarihinde delege seçimi yapılacağını ilan ettiğini,

müvekkilinin şube başkanı olmasına rağmen delege listesine adının yazılmadığını, ilçe seçim kuruluna itiraz ettiklerini, delege seçimlerinin iptali taleplerinin reddedildiğini ancak delege listesine yazılma taleplerinin kabul edildiğini, davalı sendikanın 18/12/2016 tarihinde ...

Şubesinin 10. olağan genel kurulunu icra etmek istemesinin hukuka aykırı olduğunu, 4 yıldan önce yapılacak genel kurulun olağanüstü genel kurul olacağını, olağanüstü genel kurulun toplanması için hukuki, haklı ve objektif somut nedenlerin varlığının gerektiğini, yapılan işlemlerin müvekkilinin delege sıfatını ortadan kaldırmaya yönelik işlemler olduğunu ileri sürerek ...

Şubenin 25-30 Kasım 2016 tarihlerinde icra edilen delege seçimlerinin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.

Birleşen davada davacı vekili, benzer gerekçelerle, davalı sendika ... Şubesinin 18/12/2016 tarihinde icra edilen 10. olağan genel kurulunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu :

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı asıl ve birleşen dosyada davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :

Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Temyiz Başvurusu:

Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı asıl ve birleşen dosyada davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

Gerekçe:

1-Davacı vekilinin asıl davada delege seçimlerinin iptaline dair talebinin İlk Derece Mahkemesince reddi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 16’ncı maddesinin ikinci fıkrasında, genel kurul dışında yapılan delege seçimlerine yapılan itirazların, mahkemece kesin olarak karara bağlanacağı ve mahkemece verilen kararlara karşı temyiz yolunun kapalı bulunduğu açık olarak ifade edilmiştir.

Bu itibarla, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8’inci maddesi uyarınca delege seçimlerinin iptaline dair talep yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2-İkinci olarak genel kurulun iptaline dair birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (STİSK) 2/1-ğ maddesinde sendikalar “İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerek bir işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar” olarak tanımlanmıştır. Anayasanın 51. maddesi de aynı doğrultudadır. Aynı maddenin son fıkrasında sendikaların yönetim ve işleyişlerinin demokrasi esaslarına aykırı olamayacağı vurgulanmıştır.

6356 sayılı Kanun'un 9’uncu maddesinde, genel kurulun, sendika ve şubelerin zorunlu organlarından olduğu belirtilmiştir. Genel kurulun görev ve yetkileri, aynı Kanun'un 11’inci maddesinde düzenlenmiş olup, maddeye göre, sendika organlarının seçimi yetkisi de genel kuruldadır. Bu itibarla, sendikanın yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyelerinin belirlendiği genel kurulların, demokratik esaslar doğrultusunda icra edilmesi, sendika içi demokrasinin gerçekleşmesi yönünden son derece önemlidir. Bu cümleden olarak, bir sendikanın demokratik yapıya sahip olup olmadığına ilişkin en somut ölçüler genel kurulun yapısı ve işleyişinde aranmalıdır (Şahlanan, ...: Sendikaların İşleyişinin Demokratik İlkelere Uygunluğu, İstanbul, 1980, s.119).

Genel kurul sendikaların iradesini yansıtan nihai karar organıdır. Genel kurullar bakımından asıl olan ise olağan genel kuruldur. Olağan genel kurul, kanunda ve daha kısa bir süre belirlenmesi koşuluyla tüzükte öngörülen sürelerde düzenli şekilde yapılmak zorunda olunan ve yapılması için herhangi bir sebebin ortaya çıkması gerekli olmayan genel kuruldur.

6356 sayılı Kanun'un 12’nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre de “Olağanüstü genel kurul, yönetim kurulu veya denetleme kurulunun gerekli gördüğü hâllerde ya da genel kurul üye veya delegelerinin beşte birinin yazılı isteği üzerine altmış gün içinde yazılı istekteki konuları öncelikle görüşmek üzere toplanır.”

Olağanüstü genel kurul, ancak genel kurulun olağanüstü toplanmasını gerektirir nitelikte objektif ve ciddi sebeplerin bulunması halinde söz konusu olan istisnai nitelikteki genel kuruldur. Bu husus 6356 sayılı Kanun'un 12’nci maddesinin gerekçesinde “Uygulamada seçimi kaybeden grubun beşte bir delege imzasını toplayıp hiçbir gerekçe göstermeden olağanüstü genel kurul talebinde bulunması her zaman karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle üye ve delegeler tarafından yapılacak olağanüstü genel kurul isteklerinin “iyi niyet kuralına” uygun haklı veya geçerli bir sebebe dayandırılması veya olağanüstü genel kurul isteminin olağan genel kurul ile çözülemeyecek bir sorunu çözmeye yönelik olması aranmıştır” şeklinde ifade edilmiştir.

Sendika Tüzüğünün “Sendika Genel Kurulunun Toplanma Zamanı ve Toplantı Esasları” başlıklı 13’üncü maddesinde yer alan düzenlemeye göre “Genel kurul en geç dört yılda bir sendika merkezinin bulunduğu yerde, yada genel yönetim kurulunca tespit edilecek başka bir yerde, genel yönetim kurulunun tespit edeceği yer, gün ve saatte toplanır.”

Sendika Tüzüğünün “Şube Genel Kurulunun Toplanma Zamanı ve Toplantı Esasları” başlıklı 27’nci maddesinde yer alan düzenlemeye göre ise “Şube genel kurulu azami 4 yılda bir, sendika genel yönetim kurulu kararı ile ve sendika genel kurul toplantısından en az 2 ay önce olmak üzere toplanır.”

Tüzüğün “Şube Olağanüstü Genel Kurulu” başlıklı 28’inci maddesine göre de;

“Şube yönetim kurulu veya denetleme kurulunun gerekli gördüğü hallerde veya şube genel kurulu delegelerinin 1/5’inin yazılı isteği üzerine şube genel kurulunun olağanüstü toplantıya çağırılması Sendika genel yönetim kurulundan yazılı olarak talep edilir.

Şube olağanüstü genel kurulunun toplanıp toplanmayacağına ilişkin nihai karar Sendika yönetim kurulunca verilir. Genel yönetim Kurulunun kararı olmaksızın, şube tarafından yapılan olağanüstü genel kurul geçersizdir.

Delegeler tarafından ayrı ayrı yapılacak olağanüstü genel kurul taleplerinin yasal ve gerektirici sebepleri açıkça belirtilmek ve ayrıca, iddialarını kanıtlayan delil vs. belgeleri taleplerine eklemek suretiyle, şahsen noter aracılığı ile Sendika yönetim kurulu başkanlığına intikal ettirilmesi şarttır. Genel kurul çağrısı, sendika yönetim kurulunca yapılır.

Olağanüstü genel kurul, öncelikle yazılı istekteki konular görüşülmek üzere toplanır.”

Somut uyuşmazlıkta davalı sendika ... Şubesinin 9. olağan genel kurulu 23/03/2014 tarihinde icra edilmiş, daha sonra yine aynı şubede 13/09/2015 tarihinde olağanüstü genel kurul icra edildikten sonra sendika genel merkezi tarafından ... şubenin 10. olağan genel kurulunun 18/12/2016 tarihinde yapılması kararlaştırılarak belirtilen tarihte de olağan genel kurul gerçekleştirilmiştir.

6356 sayılı STİSK’nın 12’nci maddesinde olağan genel kurulların en geç dört yılda bir yapılması gerektiği belirtilmiştir. Düzenlemede yer alan “en geç” ibaresi ile, genel kurulların icrası bakımından sendika tüzüklerinde daha kısa bir süre düzenlenebilmesi için sendikalara takdir hakkı tanındığı ifade edilmelidir. Sendikaların işleyişinin demokratik esaslara aykırı olamayacağı ilkesinden hareketle, kanuni düzenleme ile genel kurulların icrası bakımından azami olarak dört yıllık bir üst sınır öngörülmüş, bu çerçevede sürenin belirlenmesi noktasında sendikalara yetki verilmiştir.

Bununla birlikte, sendika tüzüklerinde dört yıldan daha kısa bir süre öngörülmemesi durumunda, gerek genel merkez olağan genel kurullarının gerekse şube olağan genel kurullarının dört yılda bir yapılması gerektiği açıktır.

Somut olayda da, şube genel kurulunun kanunda öngörülen dört yıllık süreden daha kısa bir sürede yapılacağına dair sendika tüzüğünde herhangi bir düzenleme yer almadığından, şube olağan genel kurulunun dört yılda bir yapılması gerektiğinin kabulü zorunludur.

Bu açıklamalar karşısında belirtmek gerekir ki, ... şubesinde 18/12/2016 tarihinde icra edilen genel kurul, bir olağanüstü genel kuruldur. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, olağanüstü genel kurulun icrası için ise, genel kurulun olağanüstü toplanmasını gerektirir somut, objektif ve ciddi sebeplerin mevcut olması şarttır. Somut olayda ise olağanüstü genel kurulun icrası için somut, objektif ve ciddi sebeplerin mevcudiyeti kanıtlanamadığından, birleşen davanın kabulü ile genel kurulun iptaline karar verilmesi gerekir.

Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç:

1-Asıl davada; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8’inci maddesi uyarınca delege seçimlerinin iptaline ilişkin davanın reddine dair karar yönünden temyiz isteminin REDDİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

2-Birleşen davada; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/3554, K. 2019/15132, 4 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3554
Karar No
2019/15132
Tarih
4 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/3555 K.2019/5899
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/3557 K.2019/12533
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/3559 K.2019/12489
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/3561 K.2019/12658
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/3562 K.2019/12453
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/3562 K.2019/4836

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.