KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2019/7130 E., 2019/19921 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesini istemiştir
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; müvekkilinin davacının iş sözleşmesini görev ve sorumluluğu altındaki işlere gereken dikkat ve özeni göstermediği, hedef gerçekleştirme oranlarının beklenen seviyenin altında olması sebebi ile geçerli sebeple feshettiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda, toplanan kanıtlara dayanılarak, yapılan yargılama sonucu yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine, ancak feshin sendikal sebebe dayanmadığı kabul edilerek sendikal tazminatın reddine hükmedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; fesih sebebinin geçerli olmadığı ve feshin sendikal nedene dayanmadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunmakla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1) b)1 maddesine göre tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir.
Kararın taraflar vekillerince temyzi edilmesi üzerine Dairemizce. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sendika ve davalı işverenden işyerinde 2015 yılında sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, üye olup iş sözleşmesi feshedilen, sendikadan istifa eden işçi sayısı ve istifa tarihlerinin ve işyerinde çalışması devam eden işçilerin durumu; ayrıca iş yerinde kapsam dışı çalışan personel olup olmadığı,
sayısı ve bu işçilerinin sendika ile bağlantı durumları ve ayrıca davacı ile birlikte iş akdi feshedilen başka çalışanlar varsa bunların sendika üyesi olup olmadıkları hususları ayrıntılı şekilde sorularak feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmesi gerektiği ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozulmasına karar verilmiş ve dosya kararı veren İlk Derece
Mahkemesi' ne gönderilmiştir.
Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince; toplanan kanıtlara dayanılarak, yapılan yargılama sonucu yazılı gerekçeyle feshin sendikal nedene dayanmadığına ve davanın kabulü ile feshin geçersizliğine , davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir.
4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Ancak, İlk Derece Mahkemesince dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Davacının davalı nezdinde çalışma süresi 17 yıl 2 ay 16 gün olup fesih sebebine ve davacının kıdemine göre işe başlatılmama tazminatının davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/7130, K. 2019/19921, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama