KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2019/7783 E., 2019/20590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili,müvekkili işçinin usta öğretici olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan işverence feshedildiğini, davacının ders saati ücretinin eksik belirlendiğini, çalışma karşılığı olmayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, ilave tediye alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, eksik ödenen ücret ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında İş Kanunu kapsamında bir ilişki bulunmadığını, görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, davacının iddia ve taleplerinde haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Bozma ilamına uyan Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında ihbar tazminatı,yıllık izin,fark ücret ve ilave tediye alacaklarına uygulanan faiz tarihleri noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.Somut olayda, davacı dava tarihinden sonra davalı işverene gönderdiği ihtarname ile bu ihtarnamede belirtilen tutarlar ve davacı vekilinin temerrüt tarihi bakımından talebi de dikkate alındığında 25/05/2013 tarihinde davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilmelidir.Mahkemece hüküm altına alınan ve ihtarnamede talep edilen alacakların dava ve temerrüt tarihi olan 25/05/2013 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekli iken temerrüt tarihi olarak 23/02/2012 tarihinin kabul edilmesi
hatalıdır.Ayrıca Mahkeme gerekçesinde 25/05/2019 tarihli bilirkişi raporunun yerinde olduğu belirtilerek hükme esas alındığı anlaşılmakla,bu raporda fark ücret alacağı 8.538,82 TL hesaplanmış olup,bu fark ücret alacağının tamamına temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekli iken kabul edilen miktarı aşacak şekilde hüküm kurulması da hatalıdır.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/7783, K. 2019/20590, 7 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama