İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/7907 K.2019/22314

22. Hukuk Dairesi

Esas2019/7907Karar2019/22314Tarih3 Aralık 2019Okuma13 dk · 2.676 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2019/7907 E., 2019/22314 K.·T.C. Yargıtay

Karar tarihi
3 Aralık 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.676 kelime·13 dk okuma·3 bölüm

22. Hukuk Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGITAY KARARI

I-BAŞVURU

Başvurucu avukat tarafından sunulan 09/09/2019 tarihli dilekçe ile özetle;

...'ın 2007-2015 yılları arasında Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü bünyesinde alt iş veren olarak ...

Öğrenci Yurdu Müdürlüğü yemekhane ve kantin görevlisi olarak çalıştığını, alt iş verenin sözleşmesinin sona ermesi nedeni ile... 'ın iş akdinin 27/06/2015 tarihinde feshedildiğini, 2007-2015 yılları arasında kesintisiz olarak çalışan müvekkilinin sigorta kayıtlarında birden fazla giriş çıkış işleminin yapıldığını, matbu evrakların imzalatıldığını, imzalatılan evraklar arasında ödeme yapılamamış olmasına rağmen ibraname ve istifa yazılarının da bulunduğunu, evraklar imzalatıldıktan sonra yeniden işe girişinin gerçekleştiğini,

müvekkilinin 14/08/2015 tarihinde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü 'ne başvurarak işçilik alacaklarının ödenmesini talep ettiğini, talebin reddedildiğini, ... 5. İş Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde 2016/730 esas 2017/777 karar sayılı kararı ile davanın kabul edildiğini, davalı tarafça yapılan istinaf başvurusu sonucunda, ...

Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2017/2406 esas 2018/1051 karar sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verildiğini, bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada 2018/379 esas 2019/146 karar sayılı karar ile davanın husumetten reddine karar verildiğini, davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2019/1247 esas 2019/571 karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini,

Müvekkili ile tamamen aynı şart ve koşullar altında Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü bünyesinde alt iş veren olarak ... Gıda Taş. Tem. Teks. Bil. Dan. ve Mad. Sa. bünyesinde yemekhane ve kantinde çalışan bir başka müvekkili için açılan davada ... 8. İş Mahkemesinin 2016/747 esas 2017/549 karar sayılı kararı ile davanın kabul edildiğini, davalı kurumun istinaf yoluna başvurması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 08/11/2018 tarihli 2017/2775 esas 2018/1804 karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin reddedildiğini,

... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 08/11/2018 tarihli 2017/2775 esas 2018/1804 karar sayılı ilamı ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 03/04/2019 tarihli 2019/1247 esas 2019/571 karar sayılı ilamı arasında çelişki bulunduğunu, bu nedenle bölge adliye mahkemeleri daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 11/10/2019 tarih ve 2019/20 sayılı kararı ile;

“4857 sayılı Yasa'nın 2.maddesinin 6. bendi; "Bir işverenden , işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmünü içermektedir.

Uyuşmazlığın giderilmesi talebine konu davalarda davacı tarafça davalı Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünün davacının işçilik alacaklarından 4857 Sayılı İş Kanununun 2/6.maddesi uyarınca asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğu iddia edilmişse de, davacı işçilerin davalı kuruma bağlı Bornova öğrenci yurdu binası yemekhanesinde işletme sözleşmelerine istinaden kantin-lokanta işleten firmalar nezdinde çalıştıkları, işletme sözleşmelerine göre; işletmecinin zaruri masrafları her ay peşin olarak kuruma ödemek zorunda olduğu, sözleşmeye göre zaruri masrafın;

işletmelerden, işletmede bulunan demirbaş eşya ve sabit tesislerin amortismanı ile işletme yerinde kullanılan elektrik, su, sıcak su vb.giderlerine karşılık parayı ifade ettiği anlaşılmıştır. Aynı konuda açılan emsal davalarda temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 22. Hukuk Dairesince verilen ilamlarda (2017/16050 Es. 2018/23220 K., 2017/43986 Es. 2017/28538 K, 2017/43986 Es.

2017/28538 K, 2017/8887 Es, 2017/23617 K,) işletme sözleşmeleri ile davalı kurum ve işletmeci şirketler arasında bir tür kira sözleşmesi kurulduğunun, sözleşmeye göre işin yürütümünden kaynaklı tüm rizikonun kiracı olan işletmeciye ait olduğunun, taraflar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin bulunmayıp davalı kuruma husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.

Bu itibarla davalı Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu aleyhine açılan davanın husumet yokluğu gerekçesiyle reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararında hatalı yön bulunmadığına ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2019/1247 Es., 2019/1571 K.sayılı kararındaki görüşün kabul edilmesi gerektiği yönündedir.

... vekili Av.... tarafından sunulan uyuşmazlığın giderilmesi talep dilekçesinde belirtilen ve dilekçeye ek olarak sunulan kararlar arasındaki çelişkinin giderilmesine dair uyuşmazlığın giderilmesi talep dilekçesinin Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 'ne gönderilmesine” karar verilmiştir. A)Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı kuruma ait ...

Öğrenci Yurdunun yemekhane ve kantin bölümünde 2007 – 2015 yılları arasında kesintisiz şekilde çalıştığını, iş akdinin 27.06.2015 tarihinde alt işveren tarafından sözleşme süresinin sona ermesi gerekçe gösterilerek feshedildiğini, alt işverenler değişmesine ve kendisine bir takım evraklar imzalatılmasına rağmen çalışmasının kesintisiz şekilde devam ettiğini, milli tatillerde çalıştığını, iş akdinin feshedilmesinin ardından işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle 14.08.2015 tarihinde davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, kurumun müvekkilinin başvurusunu 18.09.2015 tarihli yazı ile reddettiğini iddia ederek 1.000,00-TL kıdem tazminatı,

1.000,00-TL ihbar tazminatı, 100,00-TL genel tatil ücret olmak üzere toplam 2.100,00-TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.

B)Davalı (Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu) Cevabının Özeti:

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacaklar hakkında zamanaşımı itirazında bulunduğunu, müvekkilinin davacının işvereni konumunda olmadığını, yurt bünyesindeki lokanta ve kantinin küçük işletme sayılan 3. kişiler tarafından üstlenildiğini, davacının küçük işletmenin çalışanı olduğunu, küçük işletmeler sözleşmesinin karma nitelikli bir sözleşme olduğunu, müvekkili ile bu şirketler arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili kurum ile ... Gıda ve . .. Gıda unvanlı şirketler arasında işletme sözleşmeleri akdedildiğini, davacının işçilik alacaklarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı:

İlk Derece Mahkemesince özetle “...taraflar arasındaki işletme sözleşmeleri ve dosya kapsamına göre, işletme sözleşmeleri ile davalı Kurum ve işletmeci şirket arasında bir tür kira ilişkisi kurulduğu anlaşılmış ve sözleşmeye göre işin yürütümünden kaynaklı tüm riziko kiracı olan işletmeciye ait olduğu, taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu aleyhine açılan davanın husumetten reddine dair aşağıdaki şekilde reddine dair karar vermek gerekmiştir. ”

gerekçesiyle davalı kurum yönünden husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesinin 17/06/2019 Kararı :

Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine;

“4857 sayılı Yasa'nın 2.maddesinin 6. bendi; "Bir işverenden , işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmünü içermektedir.

Somut olayda; dosya delillerine göre davacının davalı kuruma bağlı Bornova öğrenci yurdu binası yemekhanesinde işletme sözleşmelerine istinaden kantin-lokanta işleten firmalar nezdinde çalıştığı, işletme sözleşmelerine göre; işletmecinin zaruri masrafları her ay peşin olarak kuruma ödemek zorunda olduğu, sözleşmeye göre zaruri masrafın; işletmelerden, işletmede bulunan demirbaş eşya ve sabit tesislerin amortismanı ile işletme yerinde kullanılan elektrik, su, sıcak su vb.giderlerine karşılık parayı ifade ettiği anlaşılmıştır.

Aynı konuda açılan emsal davalarda temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 22. Hukuk Dairesince verilen ilamlarda (2017/16050 Es. 2018/23220 K., 2017/43986 Es. 2017/28538 K, 2017/43986 Es.

2017/28538 K, 2017/8887 Es, 2017/23617 K,) işletme sözleşmeleri ile davalı kurum ve işletmeci şirketler arasında bir tür kira sözleşmesi kurulduğunun, sözleşmeye göre işin yürütümünden kaynaklı tüm rizikonun kiracı olan işletmeciye ait olduğunun, taraflar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin bulunmayıp davalı kuruma husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığının kabul edildiği, somut dosyada da ilk derece mahkemesinin bu yönde değerlendirme yapılarak davalı kurum aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesinde hatalı yön bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça ...

BAM 7. Hukuk Dairesinin 2017/2775 Es. 2018/1804 K. sayılı kararına dayanılmış ise de, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin aynı konudaki yukarıda açıklanan içtihatları nazara alındığında ... BAM 7. Hukuk Dairesinin sözkonusu kararının emsal olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu nedenlerle tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasa yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.”

gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 08/11/2018 tarih, 2017/2775-2018/1804 E.K. Sayılı Dosya:

A)Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı idareye ait işyerinde 2008-2015 yılları arası çalıştığını, taşeron davalı firmanın sözleşmesinin sona ermesi üzerine işinin sona erdiğini, davalı müdürlüğün yemekhane ve kantininde çalıştığını, ücreti dışında bir öğün yemek verildiğini, iş sözleşmesinin haklı nedene dayanmaksızın sona erdirildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını, işyeri öğrenci yurdu olduğundan milli tatillerde açık olup o günler çalıştığından genel tatil ücret alacağı bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL brüt kıdem tazminatı, 1.000,00 TL brüt ihbar tazminatı, 100,00 TL brüt resmi tatil ücret alacağının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B)Davalılar (1-... ... San. Ltd. Şti. 2-Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu) Cevabının Özeti:

Davalı KYK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi işçileri olmadığını, davacının davalı firma bünyesinde 01.03.2008-15.06.2015 tarihleri arası çalıştığını, davacının alacakları yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, lokanta ve kantinin ihale kapsamında çalıştırıldığını, davacının da bu işyerinde çalıştığından işçilik alacaklarından ötürü davacıyı çalıştıran firmalarının sorumluluğunun bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Armeda Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının firmaları bünyesinde 20.09.2010-25.06.2014 tarihleri arası çalıştığını, davacı ile aralarındaki sözleşmenin mevsimlik iş niteliğinde olduğunu, firmalarından sonra davacının davalı işyerinde çalışmaya devam ettiğinden kıdem tazminatından sorumlu olmayacaklarını, davacının iş sözleşmesinin işin bitimi nedeniyle sona erdiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, işyerinin devri üzerinden 2 yıl geçtiğinden genel tatil ücret alacaklarından sorumlu olmadıklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı:

İlk Derece Mahkemesince özetle;

“Mahkememizce dosyada mevcut sözleşmeler ve davacının iş yeri şahsi dosyası nazara alındığında davalılar arasındaki hukuki ilişkinin iş kanunu anlamında asıl iş veren-alt iş veren niteliğinde olup olmadığı hususu incelenmiştir.

4857 sayılı iş kanununun 2/6-7 maddesi uyarınca “ bir iş verenden iş yerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer iş veren ile iş aldığı iş veren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.

Bu ilişkide asıl iş veren alt iş verenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu kanundan,iş sözleşmesinden veya alt iş verenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt iş veren ile birlikte sorumludur. Asıl iş verenin işçilerinin alt iş veren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi sureti ile hakları kısıtlanamaz veya daha önce o iş yerinde çalıştırılan kimse ile alt iş veren ilişkisi kurulamaz.

Aksi halde ve genel olarak asıl iş veren-alt iş veren ilişkinsin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt iş veren işçileri başlangıçtan itibaren asıl iş verenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt iş verenlere verilemez.”

Dosya kapsamına,hizmet alım sözleşmelerine nazaran davacı işçinin davalı Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü'ne ait iş yerinde alt işveren işçisi olarak,alt iş verenler değiştiği halde davalı Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü'nün hizmetini ihale yoluyla alt iş verenler nezdinde çalışmasını sürdürdüğü,İş kanununun 2/6 maddesindeki düzenleme doğrultusunda davalı Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü'nün asıl iş veren konumunda olması sebebi ile pasif dava ehliyetine sahip olduğu anlaşılmıştır.”

gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile hüküm altına alınan alacaklardan davalı Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu müteselsilen sorumlu tutulmuştur.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı :

Davalıların istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince özetle;

“Dava işçilik alacakları istemine ilişkindir.

Davacı 23/03/2008-20/06/2015 tarihleri arasında davalı Kredi Yurtlar Kurumunun yemekhane kantininde alt işverenler işçisi olarak çalışmıştır. Son alt işveren dava dışı...Kaylı' dır. Kredi Yurtlar Kurumu hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı olarak asıl işveren konumunda olup, pasif dava ehliyeti bulunmaktadır. Davacının iş akdi ihale süresinin sona ermesi sebebiyle feshedilmiştir. Bu fesih sebebi işveren yönünden haklı fesih sebebi değildir. Davalı şirket son alt işveren olmadığı için kıdem tazminatından kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere sorumludur. İhbar tazminatından ise sadece davalı Kredi Yurtlar Kurumu sorumludur.

Mahkemece deliller tam olarak toplanıp hukuki değerlendirme yapılarak karar verilmiştir. Verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Davalılar vekillerinin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.”

gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Alt işveren bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlara göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.

Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümü ancak teknolojik nedenlerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işveren verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır.

Alt İşverenlik Yönetmeliği’nin 11. maddesinde de asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kira sözleşmesi ise, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Hasılat kirası, ürün veren taşınır veya taşınmaz malların veya hakkın bir ücret karşılığında kullanılması ve semerelerinin toplanmasının dışında ticari işletmelerin ve hakların kiralanması halini de ifade etmektedir.

Uyuşmazlık konusu olayda, davacı işçiler Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı birimlerde faaliyet yürüten ve lokanta-kantin işleten işverenler yanında çalışmışlardır. Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında meydana gelen uyuşmazlık, işçilik alacaklarından Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun asıl işveren sıfatıyla sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dosya içeriklerine göre davacılar ... Gıda Taş. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. (1313365 sicil numaralı işyeri), ... Gıda Taş. İnş. Tem. Teks. Bil. Dan. ve Mad. San. Tic. Ltd. Şti. (1391834 sicil numaralı işyeri) ve Ali Rıza Kaylı (1527726 sicil numaralı işyeri) işverenleri yanında çalışmıştır.

Davacının işverenleri ile Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) arasında imzalanan sözleşme “İşletme Sözleşmesi (Lokanta-Kantin)” başlıklıdır. Sözleşme içeriğine göre faaliyet konusu lokanta, kantin ve çay ocağı işletilmesine ilişkindir. Sözleşmeye göre işveren “zaruri masraf” adı altında kira benzeri bir ödeme yapacak ve işin yürütümünden kaynaklı tüm riziko kiracı olan işletmeciye ait olacaktır. Bu anlamda olmak üzere, belirtilen sözleşme ile bir tür kira ilişkisi kurulduğu açıktır.

Davacıların işverenleri ile KYK arasında imzalanan sözleşme içeriği ve yürütülen faaliyetin niteliği nazara alındığında, alt işverenlik ilişkisinin mevcut olmadığı ve uyuşmazlık konusu olayda Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun asıl işveren sıfatıyla işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunmadığı tartışmasızdır. Nitekim aynı konuya ilişkin Dairemizce daha önce verilen kararlar da aynı doğrultudadır (Bkz. 22. HD. 2017/4986-28538 E.K. ; 2017/8887-23617 E.K.).

Tüm bu açıklamalar karşısında, Bölge Adliye Mahkemelerinin kesin nitelikte olan başvuru konusu kararları arasındaki uyuşmazlığın açıklanan gerekçe doğrultusunda giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

1-... Gıda Taş. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. (... sicil numaralı işyeri), ... Gıda Taş. İnş. Tem. Teks. Bil. Dan. ve Mad. San. Tic. Ltd. Şti. (... sicil numaralı işyeri) ve ... Kaylı (... sicil numaralı işyeri) işverenleri yanında çalışan işçilerin işçilik alacaklarından Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun asıl işveren sıfatıyla sorumluluğun bulunmadığına ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine,

2-Dairemiz kararının, Bölge Adliye Mahkemelerinin, 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıkları incelemekle görevli ilgili hukuk dairelerine bildirilmesi için karardan bir suretin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

03/12/2019 günü oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/7907, K. 2019/22314, 3 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Yargıtay Kararı
  5. I-başvuru
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/7907
Karar No
2019/22314
Tarih
3 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/7907 K.2019/18993
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/7907 K.2019/8926
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/7907 K.2019/19833
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/7908 K.2019/18862
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/7908 K.2019/12769
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/7908 K.2019/18614

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.