KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2019/8140 E., 2019/22057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacı işveren vekili olduğu için iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş , ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nce yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İstinaf mahkemesi kararını davacı vekili temyiz etmiştir.
Temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 11.09.2018 tarih ve 2018/10439 E. - 2018/18243 K. sayılı ilamında belirtilen “....dosyadaki tüm verilerden davacının iş yerinin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili olduğu ancak tek başına işçi alma ve işten çıkartma yetkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının iş güvencesi hükümleri kapsamında olduğu anlaşılmakla davanın esas hakkında bir karar verilmek gerekirken davacının iş güvencesi kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar isabetli olmamıştır. ”gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan mahkemece, davacının, ... hakkında hakaret ettiğine ilişkin tanık ...'ün beyanıda bulunduğu diğer tanıkların iş akdinin feshine konu olaya ilişkin görgüye dayalı bilgileri olmadığı tanık ...'ün şirketteki yüksek konumu da gözetildiğinde, şirket ile menfaat birliği içerisinde bulunduğu ve bu nedenle diğer delillerle desteklenmedikçe davacıyla husumet içerisinde bulunan şirketin çalışanı olan tek tanığın beyanlarına itibar edilemeyeceği, dolayısıyla iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ya da geçerli nedenle feshedildiğinin davalı tarafından dosya kapsamındaki delil durumuna göre ispatlanamadığı anlaşılmakla, iş akdinin davalı tarafça haklı neden bulunmaksızın feshedildiği gerekçesiyle işe iade talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Tutanak münzisi olan tanık ... bozma sonrası alınan beyanında davacının küfrettiğini duymadığını belirtmiş olsa da açıkça küfür etmediğini de belirtmemiştir. Bu tanığın, davacının odasının dışında olması nedeniyle konuşulanları tam olarak duymaması da doğaldır. Odanın içinde bulunan diğer tanık ... ise küfür olayını doğrulamıştır. Hal böyle olunca, davacının amiri pozisyonunda bulunan davalı şirket .'.. gıyabında küfrettiği anlaşılmakla işveren feshinin haklı nedene dayandığının kabulü gerekir. Davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işe iade kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Belirtilen sebeple, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/8140, K. 2019/22057, 2 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama