KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2019/8468 E., 2019/21816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davatürü
- İŞE İADE
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı ...'nin diğer davalı ... projesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davacının iş akdinin haksız ve geçersiz olarak asgari ücret zamları ile ilgili yeniden fiyat değerlendirilmesi yapılmak üzere ihalenin feshedilmesi sonrasında yazılı fesih bildirimi olmaksızın, sebep ve gerekçede gösterilmeden 05-06/05/2016 tarihlerinde "bir daha gelmeyin" denilmek suretiyle toplu bir şekilde feshedildiğini, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığını ileri sürerek, işverence yapılan feshin geçersizliğine, davacının işine iadesine, boşta geçen süre ücreti ve işe iadeden kaynaklı tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, davacının diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, tüm hak ve alacakları ile sigortalarının da diğer davalı şirketten ödendiğini, diğer davalı şirket ile müvekkili ... arasında imzalanan hizmet alım sözleşme süresinin sona erdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin ...'nin güvenlik işlerini ihale ile aldığını, üst işveren ... tarafından ihale sözleşmesinin feshedildiğini, davacının davalı ...'nin belirlediği iş yerinde güvenlik personeli olarak çalıştığını, ... tarafından hizmet sözleşmesinin sona erdirilmesi nedeniyle davacının iş akdinin feshedilmek zorunda kalındığını, davacı iddialarının yerinde olmadığını, feshin son çare olması ilkesine uygun davranıldığını, ...'nin güvenlik işini başka bir firmaya verdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 31.05.2018 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24/12/2018 tarihli bozma ilamı ile karar ikinci kez bozulmuştur.Bozma ilamına uyan Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinin birinci fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse Aynı Kanununun 21.maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
İş Kanununun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlığını taşıyan 25.maddesinin son fıkrasına göre işverenin haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshettiği durumda fesih bildiriminin yazılı yapılması koşulu aranmaz.Somut olayda, davalı tarafça, davacıya iş sözleşmesinin feshinin yazılı fesih bildirimi ile tebliğ edildiği ancak davacı tarafından fesih bildirimini tebliğ almaktan imtina edildiği savunulmuş buna dair de dosya içerisine tanık imzaları içeren tutanak sunulmuş ancak bozma öncesi Mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin karar verilmiştir.
Dairemizin 31.05.2018 tarihli bozma ilamı ile bu hususa ilişkin davalıların süresinde ve usulüne uygun dayandığı delillerinin toplanarak değerlendirilmesi, fesih bildiriminin tebliğ edilip edilmediği açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi yönünden karar bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan Mahkemece fesih bildiriminin tebliğ edildiği kabul edilmiş ise de tanık beyanlarında anlatılan tebliğ usulü dikkate alındığında, Dairemizin 2019/5752 esas sayılı dosya ile başlayan emsal dosyalarında kabul edildiği üzere açık kesin fesih sebebini içeren fesih bildiriminin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiği ispat edilmiş değildir. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına uymamak feshi geçersiz kılar.
Yazılı fesih bildiriminde, fesih açık ve kesin sebebinin gösterilmemesi, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi anlamında feshin geçersizliği sonucunu doğurur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/8468, K. 2019/21816, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama