KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2019/9006 E., 2020/499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren nezdinde çalışmakta iken iş akdinin soyut beyanlarla gerekçe göstermeden feshedildiğini, davalı işverence yapılan fesih işleminin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin İş Kanunu madde 19'a uygun olarak feshedildiğini, fesih bildiriminin yazılı olarak yapıldığını ve fesih nedeninin açık ve kesin bir şekilde belirtildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Bozma ilamına uyan Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak davacının iş akdinin işletmesel karar doğrultusunda feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve bozmaya uygun araştırma yapılarak karar verilmesine göre, Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetli olup, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.Ancak, davacı vekilinin temyizine gelince, davacının 5 yıldan fazla olan kıdem süresi dikkate alındığında işe başlatmama tazminatının işçinin beş aylık ücreti olarak belirlenmesi gerektiği hususu gözetilmeden dört aylık ücreti olarak belirlenmesi hatalı olup bozma nedenidir.Diğer yandan,
davacının çalıştığı işveren alt işveren olmadığı halde hükümde alt işveren tarafından gerçekleştirilen fesihten bahsedilmesi de hatalıdır.Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/9006, K. 2020/499, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama