İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2020/1152 K.2020/4165

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2020/1152Karar2020/4165Tarih4 Mart 2020Okuma10 dk · 2.063 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2020/1152 E., 2020/4165 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2020
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava türü
TESPİT
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.063 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davalı kurum Sivas İl Müdürlüğü müfettişleri tarafından 29.06.2012 tarih ve 09 sayılı inceleme raporuna dayalı olarak gönderilen 10.08.2012 tarihli yazısında Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş ile Çamlı Enerji ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş'ye ait hizmet alım sözleşmeleri ile verdiği asıl iş olarak değerlendirilen arıza onarım işlerinin 10 yıllık damga süresini doldurmuş sayaçlar ile arızalı veya ölçme hassasiyetinden şüphe edilen sayaçların değiştirilmesi,

takılması işleri ve el bilgisayarı ile endeks okuma, ihbarname dağıtımı, kesme açma işlerine ilişkin alt işverenlik ilişkilerinin yasaya ve alt işverenlik yönetmeliğine göre muvazaalı olduğunun ve buna göre çalışanların başlangıçtan itibaren asıl işveren işçisi sayılması gerektiğinin belirtildiğini, oysa müvekkili şirket ile diğer şirket arasında yapılan sözleşmelere konu işlerin yardımcı iş niteliğinde olduğunu, elektrik dağıtımının müvekkili şirketin asıl işi olduğunu, bunun dışındaki tüm işlerin yardımcı iş niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin asıl faaliyetinin üreticiden elektriği alıp perakende olarak abonelere ulaştırmak olduğunu,

bunun dışındaki diğer işlerin yardımcı iş olduğunu, inceleme raporunda belirtilen işleri müvekkilinin hiçbir zaman yürütmediğini, 4628 sayılı Kanunun 15/g bendinde de bu işlerin ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alım yolu ile yaptırılabileceğinin hüküm altına alındığını ifade ederek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerince hazırlanan 29.06.2012 gün ve 09 sayılı incelene raporunda muvazaa yönünden yapılan tespitlerin iptaline, müvekkili kurum ile dava dışı Çamlı Enerji Dağıtım Perakende Satış Hizmetleri A.Ş arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, müvekkili kurum müfettişleri tarafından yapılan incelemeler sonrası düzenlenen 29.06.2012 tarih ve 09 sayılı inceleme raporunda davacı ile Çamlı Enerji Dağıtım Perakende Satış Hizmetleri A.Ş'ye ati hizmet alım sözleşmeleri ile yapılan işlerin asıl iş olarak değerlendirildiğini, bu sebeple bu iki şirket arasında yapılan arıza onarım işleri, 10 yıllık damga süresini doldurmuş sayaçlar ile arızalı veya hassasiyetinden şüphe edilen sayaçların değiştirilmesi,

takılması işleri ve el bilgisayarı ile endeks okuma, ihbarname dağıtımı kesme açma işlerine ilişkin alt işverenlik ilişkilerinin Yasa'ya ve alt işverenlik yönetmeliğine göre muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kurum tarafından yapılan tespitin usule ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacı şirket ile dava dışı Çamlı Enerji Dağıtım A.Ş.’nin ortaklık yapılarının aynı olduğu, şirketlerin aynı adreste bulundukları, yapılan işlerin bölünmez nitelikte olduğu anlaşılmakla alt işveren işçilerinin işe kabulleri, işten çıkarılmaları ve çalıştırmaları konusunda üst işveren müdahalesinin kaçınılmaz olacağı, ayrıca sözleşmelerde piyasa koşullarının ve buna bağlı olarak rekabet şartlarının oluşmadığı değerlendirilerek Sivas İl Müdürlüğü müfettişleri tarafından 29.06.2012 tarih ve 09 sayılı inceleme raporundaki davacı şirket ile dava dışı Çamlı Enerji Dağıtım A.Ş. arasındaki muvazaa tespitine ilişkin tespitin mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Temyiz:

Karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı ile dava dışı alt işverenler arasında geçerli ya da muvazaalı bir alt işverenlik ilişkisi bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak davacının başından itibaren davalının işçisi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Alt işveren, bir iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise, asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.

Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır.

Kanunun 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır.

Alt İşverenlik Yönetmeliği'nin 11. maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.

İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek amacıyla 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir. Muvazaa Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olup, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, kendi gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesini arzu etmedikleri, görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir. Muvazaada, taraflar arasında üçüncü kişileri aldatma kastı bulunmakta ve sözleşmedeki gerçek amaç gizlenmektedir. Muvazaa genel ispat kuralları ile ispat edilebilir. Bundan başka 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinin yedinci fıkrasında sözü edilen hususların, aksi kanıtlanabilen adi kanunî karineler olduğu kabul edilmelidir.

5538 sayılı Kanun ile 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine bazı fıkralar eklenmiş ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla sermayesinin yarısından fazlasının kamuya ait olan ortaklıklara dair ayrık durumlar düzenlenmiştir. Ancak, maddenin diğer hükümleri değişikliğe tabi tutulmadığından, asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurları ve muvazaa öğeleri değişmemiştir.

Kanuni olarak verilmesi mümkün olmayan bir işin alt işverene bırakılması veya muvazaalı bir ilişki içine girilmesi halinde, işçilerin baştan itibaren asıl işverenin işçileri olarak işlem görecekleri 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinin yedinci fıkrasında açık biçimde ifade edilmiştir. Kamu işverenleri bakımından farklı bir uygulamaya gidilmesi hukuken korunamaz.

Muvazaaya dayanan bir ilişkide işçi, gerçek işverenin işçisi olmakla kıdem ve unvanının dışında bir kadro karşılığı çalışması ve diğer işçilerle aynı ücreti talep edememesi, 4857 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur. Yine şartların oluşmasına rağmen işçinin toplu iş sözleşmesinden yararlanamaması, Anayasal temeli olan sendikal hakları engelleyen bir durumdur. Dairemizin kararları da bu doğrultudadır.

4857 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrası, 15.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5763 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilmiş ve alt işverenin işyerini bildirim yükümü getirilmiştir. Alt işveren bu bildirimi asıl işverenle aralarında düzenlenmiş olan yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte yapmak durumundadır. Alt işverenlik sözleşmesi ilgili bölge müdürlüğü ile gerektiğinde iş müfettişleri tarafından incelenecek ve kurumca re’sen muvazaa araştırması yapılabilecektir.

Muvazaanın tesbiti halinde bu yönde hazırlanan müfettiş raporu ilgililere bildirilir ve ilgililer altı iş günü içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. İş Müfettişliği tarafından hazırlanan muvazaalı alt işverenlik ilişkisinin tespit edildiği rapora ilgililerin süresi içinde itiraz etmemesi ya da mahkemece muvazaalı işlemin varlığına dair hüküm kurulması halinde, alt işverenliğe dair tescil işlemi iptal edilir. Bu halde alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.

Asıl işveren alt işveren ilişkisi ve muvazaa konuları, 5763 sayılı kanunla 4857 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler ve buna bağlı olarak çıkarılan Alt İşveren Yönetmeliğ'inin ardından farklı bir anlam kazanmıştır. Yönetmelikte “yazılı alt işverenlik sözleşmesi”nden söz edilmiş ve çeşitli tanımlara yer verilmiştir.

Alt İşveren Yönetmeliğinde;

1-İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesini,

2-Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile kurulan alt işverenlik ilişkisini,

3-Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesini,

4-Kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak gibi tarafların gerçek iradelerini gizlemeye yönelik işlemleri,

İhtiva eden sözleşmeler muvazaalı olarak açıklanmıştır.

Somut olayda, Sivas Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 29.06.2012 tarih ve 09 sayılı inceleme raporuna göre davacı ...Ş.’nin dava dışı Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.’ye hizmet alım sözleşmesi ile verdiği raporda belirtilen 10 yıllık Damga Süresinin Doldurmuş Sayaçlar İle Arızalı Sayaçların Değişirilmesi/Sökülmesi Takılması,

AG - YG (OG) Elektrik Dağtım Şebekelerinde Arıza Onarım ve Bakım İşleri, El Bilgisayarı ile Endeks Okuma İle II. İhbarname Dağıtımı ve Kesme-Açma İşlerine ilişkin ayrıntıları raporda belirtilen 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin kimi işlerin asıl iş mahiyetinde olması sebebiyle mevzuata aykırı olduğu tespitine yer verilmiştir. Bahse konu rapor davacı şirkete 14.08.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olup; davacı tarafından 17.08.2012 tarihinde yani süresinde işbu dava açılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında kapsama alınan.

31.07.2014 tarihli Elektrik Mühendisi-İş Müfettişi ...ve İşve Sosyal Güvenlik Hukuku Bilirkişisi ...tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı ...Ş. ile dava dışı Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Himzetleri A.Ş. arasında imzalanan dava konusu hizmet sözleşmelerinin davacının işçilerin seçimine, işe alınmaları ve çıkartılmalarına ilişkin müdahalelerin mevcut olması, hizmet alım sözleşmesine ilişkin işlerin asıl iş olup bölünemez nitelikte olduğu, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmelerde rekabet şartlarının oluşmadığı,

şirketlerin organik olarak iç içe geçmiş olmaları karşısında alt işverenlik ilişkilerinin muvazaaya dayandığı ifade edilmiştir.

Yine aynı bilirkişilerce hazırlanan 31.07.2014 tarihli ek bilirkişi raporunda ise, dosya incelenirken alt işverenliğin kurulmasının temel amaçlarından birinin ekeonomik verimlilik yönünden piyasa şartlarının oluşturulmadığı, asıl işveren Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. ile alt işveren Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. arasında oluşturulan ihale sözleşmesi süresinde açık veya davet usulü herhangi bir ihaleye çıkılmadığı,

her iki şirketin ortak yapısının aynı olmakla birlikte alt işveren şirketin hissedarları arasında yer alan özel ve tüzel kişiler ile Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin hissedarları arasında aynı özel ve tüzel kişilerin bulunduğu, bu anlamda şirketin yönetim ve karar organlarının iç içe geçtiği esasından hareket edildiği, alt işverenlik-asıl işverenlik ilişkisi kurulurken gerekli ekeonomik alt yapının oluşturulmadığı, piyasadan diğer şirketlerle herhangi bir görüşme ihale aşaması olmayarak ortak yapısı ile aynı bir şikete alt işverenliğin verilmesinin muvazaalı olduğunun düşünüldüğü,

ancak 4628 sayılı Kanunun 15/g maddesinin dikkate alınması halinde taşeronluk ilişkisinin muvazaaya dayanmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde asıl işverenin işçi alım ve çıkarım yetkisi yönünden herhangi bir düzenleme getirilmemiş olduğu, işçilerin daha önce asıl işveren işçisi olduğu yönünde herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı, bu hususlarda muvazaalı ilişkiyi ortaya koyan bir tespit yapılamadığı belirtilmiştir.

Mahkemece kapsama aldırılan 11.03.2016 tarihli üçlü Sayıştay denetçilerinden oluşan heyet bilirkişi raporunda ise, davacı asıl işveren Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. ile alt işveren Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. arasında yapılan hizmet alım işlerinin 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 15/g maddesi kapsamında asıl işveren alt işveren ilişkisine müsait olduğu, dava dışı Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. tarafından yürütülen işlerin yardımcı iş niteliğinde olduğu,

davacı şirket tarafından yapılan ihalelerin 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 15/g maddesi uyarınca ihale tipi ve ihale usulüne uygun yapıldığı şeklinde tespitlere yer verilmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, bilirkişi raporlarında bahsi geçen dava tarihinde yürürülükte olmakla beraber 6446 sayılı kanunun 30. maddesi ile 14.03.2013 tarihinde yürürlükten kaldırılan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 15/g maddesi “Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri, gerekli hallerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler” şeklinde düzenlemeyi içermekte olup, davacı kurum kamu tüzelkişiliğini haiz değildir.

Bu sebeple bahse konu düzenlemedeki ayrıcalıktan davacı kurumun yararlanmayacağı açık olup; aksi yöndeki değerlendirmeler yerinde olmamıştır. Öte yandan, mahkeme ilamının gerekçesinde de ifade edildiği üzere, davacı şirket ile dava dışı Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.’nin ortaklık yapılarının aynı olduğu, şirketlerin aynı adreste bulundukları yönündeki tespitler de muvazaa tespiti bakımından değerlendirilmesi gereken kriterlerden değildir.

Hal böyle olunca, davacı şirket ile dava dışı şirket arasındaki alt işverenlik asıl işverenlik ilişkisinin yukarıdaki kriterler esas alınarak genel muvazaa denetime göre geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dosya kapsamında yer alan davacı ...Ş.’nin ana sözleşmesinde, davacı şirketin amacı 3.03.2001 tarih ve 24335 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanununa uygun olarak Sivas, Tokat ve Yozgat il sınırları dahilinde elektrik enerjisinin dağıtımı, perakende satışı ve perakende satış hizmeti faaliyetinin karlılık ve verimlilik ilkeleri çervesinde, ticari ekeonomik ve sosyal gereklere uygun bir şekilde yürütmek olarak tanımlanmıştır.

Dosya kapsamında ayrıca TEDAŞ’ın özelleştirilmesi sürecinde 24.07.2006 tarihli dava dışı TEDAŞ ile davacı ...Ş. arasındaki İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi de yer almaktadır.

Dosya kapsamındaki tüm belgeler ve deliller gözetilmek suretiyle davacı şirketin belirtilen amacı doğrultusunda, genel muvazaa denetimine ilişkin olarak Mahkemece, öncelikle iki elektrik mühendisi ve bir endüstri mühendisinden oluşturulacak heyet bilirkişiden, dava dışı alt işveren Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.’ye verilen işlerin asıl iş kapsamında olup olmadığı,

asıl iş kapsamında değerlendirilmesi halinde ise, teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerden olup olmadığı hususu tespit edilerek davacı ...Ş. ile dava dışı Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş arasındaki ilişkinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayalı olup olmadığı araştırılarak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2020/1152, K. 2020/4165, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1152
Karar No
2020/4165
Tarih
4 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/1152 K.2020/3584
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/1152 K.2020/4584
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/1152 K.2020/2209
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2020/1153 K.2020/4186
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/1153 K.2020/4462
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2020/1153 K.2020/2681

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.